Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/5674 E. 2020/10410 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5674
KARAR NO : 2020/10410
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı yanında 1997 yılından itibaren çalışmaya başladığını, 1993-2003 yılları arasında ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu öne sürerek Toplu İş Sözleşmesin’den kaynaklanan bir kısım alacaklar ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 14.05.2014 tarihinde yasadan kaynaklı olarak başka bir kuruma nakledildiğini ve tüm alacaklarının ödendiğini, ödenmeyen bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı …’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebi tanık anlatımına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; davacı tanığının da işverene karşı açmış olduğu işçilik alacağı talepli davası bulunmaktadır. Şu halde yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına husumetli tanık anlatımları ile sonuca varılması mümkün değildir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mesai çizelgesinden bahsedilmiş ise de bu çizelgede davalı … tarafından davacının 2004-2014 tarihleri arasında çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri gösterilmiş ve 07.07.2014 tarihinde dava konusu hesaplama dönemi için 4.525,55 TL ödenmiştir.
Dolayısıyla, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatla yükümlü davacı, davalının sunduğu mesai çizelgeleri dışında çalışması olduğunu yöntemince ispatlayamamıştır.
Öte yandan; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken, Toplu İş Sözleşmesi hükümleri gereği ulusal bayram ve genel tatil gününde çalışma olduğunda bordroda ulusal bayram ve genel tatil gününde çalışılmasa da ödenen yevmiye dışında ayrıca 3 yevmiye daha ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ne var ki; Dosya içerisinde bulunan 2009-2011 ve 2011-2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan TİS’lerin 84. maddesinde ve 2013-2015 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi’nin 82/c maddesinde, ulusal bayram ve genel tatil gününde çalışıldığında 3 yevmiye ödeneceği kararlaştırılmış olup bu düzenlemeden anlaşılması gereken çalışma olduğunda, çalışılmasa da ödenmesi gereken günlük ücret ile birlikte toplam 3 yevmiye ödenmesi gerektiğidir.
Açıklanan sebeple hükme esas alınan bilirkişi raporunda işçinin çalışılmasa da ödenmesi gereken ücretin dışında ayrıca 3 yevmiyeye daha hak kazandığı kabulüne göre hesaplama yapılması da hatalıdır.
Şu halde; Mahkemece sadece davalı … tarafından sunulan mesai çizelgelerine göre davacının çalıştığı tespit edilen ulusal bayram ve genel tatil günlerinin karşılığının davalı … tarafından yukarıda açıklanan hesaplama metoduna göre tam olarak ödenip ödenmediği belirlenmeli sonucuna göre bu alacak kalemi hakkında hüküm kurulmalıdır.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık davacının ikramiye alacağı bulunup bulunmadığı konusundadır.
Mahkemece hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda davacıya verilecek ilave tediye ücretine ek olarak Toplu İş Sözleşmesi 79. maddesi uyarınca 30’ar günlük Toplu İş Sözleşmesi ikramiyesini Mayıs -Ekim aylarında ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kök bilirkişi raporunda, davalı … tarafından 2009-2014 yılları arasında davacıya yapılan ikramiye ödeme tutarları ile davacının ücretine göre alması gereken ilave tediye tutarları dönemlerine göre belirlenmiş Toplu İş Sözleşmesi 79. maddesi uyarınca davacıya ödenmesi gereken 30’ar günlük Toplu İş Sözleşmesi ikramiyesi tutarları ile davacıya davalı … tarafından ödenen tutarlar belirlenmiş, kök raporun sonuç kısmında davacının 15.035,74 TL ikramiye alacağı bulunduğu açıklanmıştır. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine Mahkemece davalı kurumun yapmış olduğu ödemelerin ve ibranamelerin değerlendirilmesi bakımından bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verişmiştir. 27.01.2016 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ikramiye alacakları yönünden yapılan değerlendirme sonucunda önceki raporda belirtildiği üzere davacıya ikramiye ve ilave tediye ücreti ödendiğinden hesaplamalarda değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Ne var ki, ilave tediye ve ikramiye alacağına ilişkin kök bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ile ek bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme arasında çelişki bulunmaktadır. Dairemiz incelemesinden geçen aynı mahiyette dava dosyasının (Dairemizin 2020/5675 esas sayılı dosyası) incelenmesinde eldeki dosyadaki ile aynı bilirkişi tarafından hazırlanmış olan gerek kök raporda gerekse ek bilirkişi raporunda talep edilmiş olan ilave tediye ve ikramiye alacaklarının ödendiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere eldeki dosyada bilirkişi kök ve ek raporları arasında çelişki bulunmakla davacının ikramiye ve ilave tediye ücretine ilişkin istemlerinin davalı … tarafından sunulan kayıtlar incelenmek suretiyle tereddüte yer olmayacak şekilde açıklanması gerekmektedir. Mahkemece , çelişkili kök ve ek raporlara itibar edilerek yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Öte yandan,mahkemece hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt tutarlar mı olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmemesi de infazda tereddüt yaratır mahiyette bulunduğundan doğru görülmemiştir.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 05.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.