YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5802
KARAR NO : 2020/11100
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 2013 yılı Ağustos ayından 2014 yılı Şubat ayına kadar usta olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 1.500,00 TL civarında olduğunu, fazla çalışma yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde yaptığı çalışmaların karşılığının da ödenmediğini ileri sürerek hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz sebeplerine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarından hareketle davacının yaz aylarında 08.00-21.00 saatleri arasında haftada 24 saat fazla çalışma yaptığı belirlenmiş olmasına karşın dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile bu sürenin haftada 18 saat süre ile sınırlandırılması hatalıdır.
Öte yandan, işçinin fazla çalışma alacağından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti miktarına göre takdir edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece fazla çalışma alacağı talebi %10 indirim yapılarak kabul edilmiştir. Mahkemece takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanan fazla çalışma alacağından indirim yapılması yerinde ise de, yapılan % 10 oranındaki indirim dosyadaki delil durumu dikkate alındığında az olmuştur. Mahkemece, davacının işyerinde yaptığı işin niteliğine, çalışma süresine ve hesaplanan fazla çalışma alacağı miktarına göre fazla çalışma yönünden hesaplanan tutar üzerinden uygun bir indirim yapılarak söz konusu alacak hüküm altına alınmalıdır.
3- Taraflar arasında davacının ücret alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı, ayrı bir uyuşmazlık konusudur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dilekçesinde davacının hangi ay için ne kadar ücret alacağı olduğu belirtmediği gerekçesiyle hesaplama yapılmamış ve talep doğrultusunda 100,00 TL ücret alacağı bulunduğu açıklanmıştır. Mahkemece de bu miktar hüküm altına alınarak fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç eksik araştırmaya dayalı olduğundan hatalıdır.
Öncelikle; her ne kadar ücret alacağı talebi yönünden dava dilekçesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 194. maddesinde öngörülen somutlaştırma yükümlülüğüne uyulmadığı açık ise de; bu yükümlülüğe uyulmaması halinde, öncelikle hakimin bu konuda somutlaştırma yapması için tarafı uyarması ve vakıaları tüm unsurlarıyla belirlemesini istemesi, özellikle ön inceleme aşamasında bu belirlemenin yapılması; buna rağmen davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde talebinin reddi yoluna gidilmesi gereklidir (Bkz. Yargıtay ( Kapatılan) 22. HD’nin 14/10/2014 tarihli ve 2014/19856 Esas-2014/27673 Karar sayılı emsal nitelikteki içtihadı). Ne var ki; Mahkemece, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi noktasında ilgili taraf uyarılarak açıklama istenilmemiştir.
Öte yandan; davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; 2013 yılında Ekim ayı için 350,00 TL, Kasım ayı için 100,00 TL, Aralık ayı için 250,00 TL; 2014 yılı Ocak ayı için 650,00 TL ve 2014 yılı Şubat ayı için 650,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL ücret alacağı bulunduğunu ileri sürerek ıslah ile de ücret alacağı talebini 2.000,00 TL’ye çıkarmış olduğu görülmektedir.
Şu halde; Mahkemece, davacının somutlaştırdığı bu talep üzerinde durulup ileri sürülen miktarda ücret alacağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, gerekçesi dahi açıklanmadan sadece dava dilekçesinde talep edilen miktarın kabul edilmesi fazlaya yönelik talebin ise reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.