Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/5836 E. 2020/10179 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5836
KARAR NO : 2020/10179
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1984-2011 yılları arasında davalı şirketin çeşitli şantiyelerinde çalıştığını, en son Arabistan şantiyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davada kıdem tazminatı taleplerini 14.253,09 TL olarak artırdıklarını ancak dosya kapsamında yapılan incelemede de görüleceği üzere müvekkilinin kıdem tazminatı alacağının bu tutarın çok üzerinde olduğunu ileri sürerek 3.000,00 TL kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargıtayın vermiş olduğu bozma kararına uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davanın kısmen kabulüne ve fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine dair verilen 09/05/2016 tarihli karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuş ise de, fazla çalışma ücreti alacağının reddi kararı bozma kapsamı dışında bırakılmakla, bu yönden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu nedenlerle 05/11/2019 tarihli bozma ilâmının ikinci bendinde fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiği açık olarak belirtilmiş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
Bu itibarla, Mahkemece fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
3-05/11/2019 tarihli bozma ilâmının üçüncü bendinde davacının kıdem tazminatı alacağının 61.309,32 TL olduğu, asıl davada 14.253,09 TL’nin talep edildiği, birleşen dava ile de 3.000,00 TL’nin talep edildiği, bozmadan sonra yapılan ıslah geçersiz olduğundan asıl davada talep edilen 14.253,09 TL kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması isabetli ise de, birleşen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ve birleşen dava yönünden de brüt 3.000,00 TL kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
Belirtmek gerekir ki bozmadan sonra yapılan ıslah geçersiz olduğundan, bu nitelikteki ıslah herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Buna göre birleşen dava yönünden sadece 3.000,00 TL kıdem tazminatı talebi bulunduğundan ve birleşen dava tam kabul ile sonuçlandığından fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Diğer taraftan geçersiz olan ıslah yapılmamış sayılacağından, yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde de dikkate alınamaz.
Bu itibarla Mahkemece birleşen dava bakımından davanın kabulü ile 3.000,00 TL kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.