YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5895
KARAR NO : 2020/11026
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, davalılardan … vekili ile …Sos. Hiz. ve Or. San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiş, süresi içinde … vekili tarafından duruşma talep edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … tesislerinde yine Perenco’ya bağlı olan …Ltd. Şti.’nde 24.01.2001 ile 31.08.2015 tarihleri arasında hizmet verdiğini, 31.08.2015 tarihinde müvekkilinin iş yerinin kapatıldığı gerekçesiyle işten çıkarıldığını, Perenco’nun kendisine bağlı olarak çalışan işçilerin tazminatlarından kurtulmak amaçlı kendi sosyal tesislerinde çalışan işçileri bir başka taşeron firma altında göstererek muvazaa işlemi yapıldığını ileri sürerek feshin geçersizliğini, davacının eski işine iadesini ve işe iade kararına kadar geçeçek süre için dört aylık süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının ve işe iade kararına davalılar tarafından uyulmaması halinde sekiz aya kadar ücreti tutarında tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesine uygun olmadığını, davacının iş güvencesi kapsamında olmadığını, davacının akçalı haklarını ve hak ettiği tazminatlarını eksiksiz olarak aldığını, muvazaa iddiasının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, mümkün olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin diğer davalı şirkete bağlı bir şirket olmadığını, muvazaalı anlaşma yapıldığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin son bulduğunu, iş sözleşmesinin feshinin sebebinin diğer davalı şirket ile olan hizmet sözleşmesinin sonlandırılması olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, usulden reddedilmediği takdirde esastan reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ( Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2017 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya kapsamında öncelikle çözümlenmesi gereken husus davalı şirketler arasındaki ilişkinin mahiyeti ve davalı iş yerinde fesih tarihinde 30 veya daha fazla işçinin istihdam edilip edilmediği hususudur.
Somut olayda bozma kararı öncesi yapılan yargılamada, davalının çalıştığı iş yerinde fesih tarihinde 30 veya üzeri çalışan işçinin bulunmaması nedeni ile davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olup Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde ise “ Davacının SGK kayıtlarına göre son işvereni …Ltd. Şti. olmakla birlikte 2008 yılı öncesinde davalı …. Turkse Perenco şirketinde çalıştığının görüldüğü, bu sebeple, davacının iddiaları doğrultusunda davalı olan her iki şirket arasındaki hukuki ilişkinin tespiti için tüm sicil dosyaları ve davalı şirketler arasındaki tüm ihale sözleşmeleri celbedilerek, taraf tanıkları da dinlenilmek suretiyle davalı …. Turkse Perenco ile diğer davalı … Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkin ne olduğu, muvazaa ya da asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Bozma ilamı sonrasında dosya arasına celp edilen evraklar kapsamında davalı …. Turkse Perenco şirketinin petrol arama ve üretim faaliyeti içerisinde olduğu, davalı … Ltd. Şti.’nin ise amaç ve konusunun her türlü sosyal hizmet faaliyetinde bulunmak, şirket konusu ile ilgili olarak her türlü gıda maddesinin ithalat ve ihracatını yapmak, turistik amaçlı tur organizasyonu yapmak olduğu, davalıların ortaklık yapılarının farklı olduğu, davalılar arasında imzalanan sözleşmede davalı … Ltd. Şti’nin diğer davalı iş yerinde çöp toplama , işletme ve çay ocağı işi aldığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosya kapsamında davalılar arasında birlikte istihdam veya işçi transferinin bulunduğu da tespit edilememiştir. Bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu da sabittir. Hal böyle olunca; davalılar arasında muvazaaya dayalı bir ilişki bulunmadığı tespit edilmesine rağmen asıl iş verenin işçilerinin de iş güvencesi hükümlerinden faydalanmak için aranan 30 veya üzeri işçinin hesabında sayıya dahil edilmesi de doğru olamayacaktır. 30 veya üzeri işçinin hesabında ancak alt işveren …Ltd. Şti:’nin işçileri dikkate alınabilecek olup, dosya kapsamından ise iş sözleşmesinin feshi tarihinde …Ltd. Şti’de çalışan işçi sayısı 30 işçinin altıda olduğu sabittir. Bu durumda davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin esas ve karar numarası yukarıda yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 54,40 TL harcın davacından tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.10.2020 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.