YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6440
KARAR NO : 2020/11749
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.02.2005-15.03.2010 tarihleri arasında asıl işverene bağlı taşeron firma bünyesinde çalıştığını,askerlik hizmeti nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedildiğini,müvekkilinin hak ettiği işçilik haklarının ödenmediğini,yıllık izin kullandırılmadığını,fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Karayoları Genel Müdürlüğü vekili, davacı ile müvekkili kurum arasında akdedilmiş bir iş sözleşmesinin bulunmadığını,davacının işçilik alacaklarının yüklenici olan diğer davalının sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … İnş. Nak… şirketinin davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı asilin sunmuş olduğu 28.08.2015 havale tarihli dilekçesinde, davalı … aleyhine açmış olduğu davasından feragat ettiğini beyan ettiği gerekçesi ile davalı şirket yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş,diğer davalı … bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının alt işveren şirket bakımından davadan feragatinin asıl işverene etki edip etmeyeceği noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur”. Bu sorumluluk yasadan kaynaklanan müştereken ve müteselsilen sorumluluktur.
Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı alt işveren şirket hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalı asıl işvereni etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir.Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar davacı işçiye karşı alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Borçlar Kanunu’nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.
Somut uyuşmazlıkta,davacı asilin davalı şirket yönünden davadan feragat ettiğine dair dilekçe verdiği,bu dilekçe dikkate alınarak mahkemece davalı … İnş. Nak…. şirketi bakımından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Asıl işveren alt işveren ilişkisinde alt işverenin tam sorumluluğu olduğu halde asıl işverenin rücu yetkisi de mevcut olmak üzere kanundan doğan garanti yükümlülüğü mevcuttur. Buna göre asıl borçlu olan alt işveren hakkındaki davadan feragat asıl işverene de etki eder.Hal böyle olunca davacının alt işveren şirket bakımından davadan feragatinin diğer davalı asıl işveren bakımından da sonuç doğuracağından davalı … bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olanan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, 13.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.