Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6948 E. 2020/13623 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6948
KARAR NO : 2020/13623
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/21807 esas, 2019/11236 karar sayılı 21.05.2019 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar veren Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında; davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışma alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Husumetli tanık beyanları tek başına hükme esas teşkil edemez.
Somut olayda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve numarası verilen ilamıyla hüküm fazla çalışma alacağı bakımından tanıkların çalışma düzenini bilip bilemeyecekleri ve husumetli olup olmadıkları yönünden bozulmuş olup Mahkemece hükmün sadece tanık beyanıyla değil dosyada mevcut belgeler de dikkate alınarak kurulduğu ve bilirkişi raporunda resen yapılan hesaplamada hata saptanmadığı gerekçesiyle önceki şekilde hüküm oluşturulmuştur. Dosyada bulunan puantaj kayıtlarında saat bulunmadığı sadece gün kaydı bulunduğundan fazla çalışmanın aynı zamanda belgelere göre hesaplandığı gerekçesi dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Dosyadaki davacı tanıklarından … ve … işverenle husumetlidir. Diğer tanığın ise husumeti bulunmamaktadır. Davacı tanık anlatımlarından birbirini doğrulayan kısımlar ve asgari müşterek kısımlar ancak davacı lehine delil olabilir. Bu durumda tanık ifadelerine bakıldığında husumetsiz tanık … hafta içi mesainin 08.00-17.00 arasında olduğunu haftada 1-2 gün 21.00-22.00 ye kadar çalıştıklarını, cumartesi çalışmanın 08.00-13.00 arası olması gerekirken 17.00 ye kadar çalıştıklarını beyan etmiştir. Diğer tanıklar ise hafta içi 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının haftanın beş günü 08.00-19.00 arasında 1 saat ara dinlenmesi düşülerek 10 saatten 50 saat, cumartesi günü ise 08.00-17.00 arasında 1 saat ara dinlenmesi düşülerek 8 saat çalıştığı, 58-45= 13 saat haftalık fazla çalışma yaptığı ayda iki hafta, hafta tatilinde 08.00-17.00 arası çalışmasından 1 saat ara dinlenme ve 7,5 saat hafta tatili çalışması düşüldüğünde 0,5 saat fazla çalışmanın bulunduğu belirtilerek iki haftada toplamının 1 saate tekabül ettiği tekrar 4 haftaya bölündüğünde ise toplamda 13,25 saat fazla çalışma olduğu değerlendirilmesiyle hesaplama yapılmıştır. Davacı tanık anlatımları çelişkili olup aynı zamanda tanıklardan ikisi husumetli olduğundan davacının haftanın 2 günü 08.00-19.00 arası, 4 günü ise 08.00-17.00 arasında çalıştığı 1 saatlik ara dinlenmesi düşülerek ayda iki hafta tatilinde ise 0,5’er saatlik fazla çalışma yaptığının kabulü ile ayın iki haftasında (10×2)+(8×4)=20+32=52-45=7 saat haftalık fazla çalışma yaptığı ayın iki haftasında ise 7,5 saat fazla çalışma yaptığı dosya içeriğine uygundur.
Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı, Mahkemece eksik inceleme, araştırma ve değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç :
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/10/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.