YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7256
KARAR NO : 2020/14429
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı belediye nezdinde itfaiye şoförü olarak çalıştığını, davalı işyerinde taraf sendika ile toplu iş sözleşmesi imzalanması nedeniyle ilgili hükümlerinin uygulamasının gerekmekte olduğunu, ancak davacının fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını sözleşmeye aykırı olarak ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, talep konusu yapılan alacakların gerçeği yansıtmadığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davalı taraf sıfatının belirlenmesi konusunda uyuşmazlık mevcuttur.
6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanunla büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri, mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşehir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılır.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda, dava dilekçesinde davacının davalı … nezdinde itfaiye şoförü olarak çalıştığı ileri sürülmüş, davalı … vekili 10.03.2016 tarihli duruşmadaki beyanında davacının 6360 sayılı Kanun gereği Hatay Büyükşehir Belediyesine devredildiğini savunmuşur. Davalının bu savunmasına rağmen mahkemece konuya ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 14.07.2020 tarihli 2017/1770 esas 2020/9528 karar sayılı geri çevirme kararı sonrası dosyaya celp edilen Hatay Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon Başkanlığı’nın 29.03.2014 tarihli kararından, davacı işçinin dava dışı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi gereğince hasımda yanılma kabul edilerek husumetin doğru tarafa yöneltilmesi için davacıya mehil verilmeli, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip davaya iştiraki sağlanmalı, bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlık konusu alacak talepleri yeniden değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan, hakkaniyet indirimi nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği dikkate alınmaksızın, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
4-Kabule göre ise, davacı taraf dava dilekçesinde “itfaiye şoförü” olarak çalıştığını beyan etmesine rağmen gerekçeli kararda davacının “kasap” olarak çalıştığı açıklamasına yer verilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması da doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.