YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8411
KARAR NO : 2021/4289
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde endeks okuma görevlisi olarak 1993 yılından itibaren aralıksız ve kesintisiz şekilde iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 02.04.2018 tarihine kadar 07.00-19.00 arası haftanın 6 günü aynı koşul ve şartlarda günlük 12 saat çalıştığını, en son net 3.000,00 TL ücret aldığını, yıllık izin ücret bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; belirlenebilir olduğu için belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının yüklenici işçisi olarak çalıştığını, hizmet alım sözleşmesi kapsamında 31.03.2018 tarihinde işten çıkarıldığını, bir kısım kıdem tazminatının ödendiğini, kullandırılmayan izin alacağı bulunmadığını, fazla çalışma yönünden puantaj kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; davacı davalı işyerinde 07.00-19.00 arası çalışarak fazla çalışma yaptığını iddia etmektedir. Davalı işveren tarafından puantajlar ve çalışma çizelgeleri sunularak bu kayıtlara itibar edilmesi gerektiği savunulmuştur. Puantaj kayıtları incelendiğinde; davacının sadece çalıştığı günlerin aylık olarak gösterildiği, haftada altı gün çalışma bir gün dinlenme şeklinde çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine davalı işveren tarafından sunulan 2015 Kasım- 2017 Nisan arası devam çizelgelerinde ise davacı imzası bulunduğu gibi 08.00-17.00 arası çalışma yapıldığı görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı imzasına havi çalışma çizelgeleri bulunan dönem bu kayıtlara itibarla haftanın altı günü 08.00-17.00 arası 1saat ara dinlenme ile haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile yapılan hesaplama dosya içeriğine uygun ise de; çizelgelerin bulunmadığı dönem davacı tanık beyanları esas alınarak 07.00-19.00 arası 12 saat çalışmadan 1.5 saat ara dinlenme düşülerek haftalık 18 saat fazla çalışma üzerinden yapılan hesaplama ve bu hesaplamanın hüküm altına alınması uygun olmamıştır. Zira, davacı tanıklarının davalı aleyhine aynı nedenle açtıkları davalarının bulunduğu, bir başka deyişle davalı işverenle husumetli oldukları ve somut davada çıkacak sonuçtan menfaat elde etmelerinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Husumetli tanıkların anlatımına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır. Başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilmesi mümkün değildir. Buna göre davacının yaptığı işin niteliği, işin gerektirdiği çalışma düzeni, puantaj kayıtları, çalışma çizelgeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; devam çizelgelerinin bulunmadığı dönem davalı tanık beyanı esas alınarak davacının 07.00-18.00 arası çalıştığı kabulü ile yapılacak hesaplama ile fazla çalışmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bu dönem için hesaplamadan indirim de düşünülerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf talebini esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.