YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/389
KARAR NO : 2021/4053
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı …Ş. ve alt işveren davalı … Ltd. Şti.’de silahlı güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, aylık net ücretinin 1.360,00 TL bankaya yatan 260,00 TL multinet, 100,00 TL elden ödenen kısım olmak üzere toplamda 1.720,00 TL olduğunu, maaşın hileli bir şekilde bankaya yatırıldığını, 960,00 TL’lik kısmın aylık ücret kalan kısmının ise fazla measi ücreti olarak yatırıldığını, silahlı bir güvenlik görevlisinin maaşının 960,00 TL olamayacağını, akşam 18,00, sabah 09,00 saatleri arasında günlük 15 saat olarak ayda 15-16 gün nöbet tutttuğunu, yerine gelen personelin gecikmesi veya sağlık sorunları gibi durumlarda birkaç gün fazla çalıştığını, müvekkilinin defalarca talep etmesine rağmen fazla mesai ücretlerinin kendisine ödenmediğini, müvekkilinin yaşanan olumsuzluklarla ilgili sözlü olarak talepte bulunduğunu ve akabinde sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia ederek ücret alacağı, kıdem tazminatı alacağı, resmi-dini bayram çalışması alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma ücreti alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …Ş. vekili, bankaya karşı husumet yöneltilemeyeceğini, kısmi dava açılamayacağını, ücret alacaklarına karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının istifa etmek suretiyle iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, banka kayıtlarına göre davacının çalıştığı sürelerde fazla mesai yapılması konusunda hiçbir görevlendirme bulunmadığını, haftalık 45 saat çalışma süresinin aşılmadığını, davacının çalıştığı dönem boyunca tüm ücretlerinin ihtirazı kayıt koymadan aldığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, kıdem tazminatı hak kazanmadığını, davacının banka personeli olmaması nedeni ile kayıtlarında tahakkuk etmiş yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının 01/03/2013 – 20/03/2014 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshettiği ididasının doğru olmadığını, iş akdinin istifadan habersiz olan işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının 03/03/2014 – 11/03/2014 tarihleri arasında yıllık izin kullanma talebinde bulunduğunu devamında işe gelmediğini ve bu şekilde iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/33668 esas sayılı bozma kararına uyulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı yararına hüküm altına alınan avukatlık ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesine göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7’nci maddenin ikinci fıkrası, 9’uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10’uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez
Davada kabul edilen toplam miktarın 1.937.67 TL olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin ikinci fıkrasına göre, hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 1.937.67 TL yerine, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 3.400,00 TL maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Yukarıda yazılı sebepten, temyiz konusu İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının davacı yararına takdir edilen avukatlık ücretine ilişkin 7. bendindeki;
”Davacı kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT tarifesine göre takdir edilen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine;
”Davacı kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1.937.67 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16/02/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.