Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/4203 E. 2021/8552 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4203
KARAR NO : 2021/8552
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Banka şubesinde 05.10.2006- 24.11.2008 ve 15.06.2009-10.07.2012 tarihleri arasında banka personeli olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre zarfında fazla mesai yapmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai alacağı ile Performans-Portföy prim alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 10.07.2012 tarihli istifa dilekçesi ile iş akdini feshettiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını, fazla çalışma yapılması durumunda fazla çalışma ücretinin hesaba geçildiğini, ancak davacı fazla mesai yapmadığından sisteme her hangi bir giriş yapılmadığını ve kendisine her hangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulü hakkında verilen 18.02.2014 tarihli ilk karar, davalı tarafın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2016 gün ve 2015/5556 esas 2016/5134 karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerlerle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen 02.04.2019 tarihli karar ise, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 gün 2019/5858 Esas 2019/1648 Karar sayılı ilamı ile davacının talebini aşacak şekilde karar verilmesi nedeni ile yeniden bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde de toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece taraf vekilleri lehine takdir olunan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin doğru olarak belirlenip belirlenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesini içermektedir.
Dosya içeriğine göre; davacı işçi tarafından dava dilekçesinde 500,00 TL fazla çalışma ücret alacağının tahsili talep edilmiş, bilirkişi raporu alınmasından sonra verilen 22.01.2014 harç tarihli ıslah dilekçesinde ise, fazla mesai alacağı yönünden talep arttırılarak dava değeri 12.477,00 TL’ye yükseltilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davacının 3.393,08 TL fazla mesai alacağının kabulüne, fazlaya ilişkin isteminin ise reddine karar verilmiştir. Diğer yandan davalı tarafından dosyada yargılamada gideri olarak 374,50 TL masraf yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılama giderlerinin, kabul ve red oranına göre (%73-27) hesaplanarak hüküm altına alınması ve yukarıda açıklanan ilkeler gereğince, davalı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Mahkemece hüküm fıkrasının 6 no.lu bendinde yer alan “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 3.393,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,”rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin gereği hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükme yeni bir bent eklenerek “Davalı tarafından yapılan 374,50 TL. yargılama giderinin red edilen %73 oranına göre hesaplanan 273,38 TL.’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 gün 2018/2 esas 2018/8 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine 27.04.2021gününde oybirliğiyle karar verildi.