YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4647
KARAR NO : 2021/8873
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ : … 48. Hukuk Dairesi
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2004-2014 yılları arasında davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde Kamp Amiri-Kantarcı formeni/supervizörü olarak aylık net 1.540,00 EURO ücret ve ayrıca prim ile haftada 7 gün, 07:30-20:00 saatleri arasında, iki haftada bir gün hafta tatili izni kullanarak dini bayramların ilk günü dışında tüm genel tatil günleri dahil olmak üzere çalıştığını, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı dönem içinde günde üç öğün yemek, barınma, ısınma, aydınlatma gibi giderlerin davacının ücretinden bağımsız olarak davalı işveren şirket tarafından karşılandığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesine karşın davacının işçilik hak ve alacaklarının davacıya ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 15.01.2008-08.09.2009 ve 03.07.2011-29.11.2013 tarihleri arasında davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde çalıştığını, davacının çalışma süresini gösterir işyeri kayıtları ve yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir kayıtlar ile çelişen çalışma iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, yurtdışı projelerinin tümünün muayyen süreli olduğunu ve projelerin niteliği gereği belirli süreli olması nedeniyle projelerde çalışan işçilerin de fasılalı olarak davalı şirkete hizmet verdiğini, davacının belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalışması nedeniyle çalışma ilişkisinin vadenin dolması ile sona erdiğini ve davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanması için gerekli koşulların oluşmadığını, davacının ücret bordrolarında ve ücret bordrosunun düzenlendiği döneme ait cari hesap kartında tahakkuku yapılan ücretlerin davacının banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, bankaya yapılan ödemeler ile cari hesap kartı ve ücret bordrolarında tahakkuku yapılan net tutarların birbiri ile uyumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlara göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı … davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf istemlerinin reddine karar verilerek davacı istinafı yönünden yargılama gideri ve avukatlık ücreti hesabında hata olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b-2 maddesine göre İlk Derece Mahkemesinin kararı ortadan kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve bildirilen istinaf ve temyiz sebeplerine göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2- Taraflar arasında davacının aldığı aylık çıplak ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde, davacının en son aylık 1.540,00 EURO aldığı ve ayrıca davacıya prim ödemesi yapıldığı ileri sürülmüştür. Davalı, davacının aylık ücretinin 1.400,00 EURO olduğunu ve davacıya ayrıca prim ödendiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının en son 1.540,00 EURO aylık ücret ile çalıştığı kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de bu kabul yerinde bulunmuştur. Ne var ki; varılan bu sonuç dosya içeriğine uygun değildir.
Dosya içerisinde bulunan 03.07.2011 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinde aylık ücret miktarı 1.400,00 EURO olarak belirlenmiştir. Temmuz 2011-Kasım 2013 tarihleri arasındaki döneme ait imzasız ücret bordroları incelendiğinde; fazla çalışma ve çıplak ücret toplamının 1.400,00 EURO olarak belirtildiği, Temmuz 2011-Haziran 2012 arası prim dahil ödenecek miktarın 1.530,00 EURO, Temmuz 2012- Kasım 2013 arası ise prim dahil ödenecek miktarın 1.540,00 EURO olarak açıklandığı görülmektedir. Açıklanan bu duruma göre; fazla çalışma miktarının 1.400,00 EURO aylık ücret miktarını elde etmek için hileli şekilde değişen tutarlarda gösterildiği, tahakkukların zamlı miktarlar olmayıp gerçeği yansıtmadığı kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, taraflar arasında aylık prim ödemesi yapıldığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının prim alacağının ödenmediği konusunda bir iddia ve talebi de olmamıştır. Ücret bordrolarında prim miktarının Temmuz 2011-Haziran 2012 arası 130,00 EURO; Temmuz 2012-Haziran 2013 arası ise 140,00 EURO şeklinde tahakkuk ettirildiği, ücret bordroları ile imzalı personel cari kartı ve banka ödemeleri karşılaştırıldığında bankaya ödenen dışındaki tutarın elden avans olarak ödendiği, avansların personel cari kartında gösterildiği, davacıya en son 1.540,00 EURO olarak yapılan aylık ödemelerin dışında bir ödeme yapılmadığı dolayısıyla yapılan ödemelerin içinde aylık ödenmesi gereken primin de olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, dosyada davacı tanığı olarak dinlenilen Burhanettin Şanlı’nın aynı mahiyetteki dava dosyasında dava dilekçesinde çıplak ücretin yanısıra en son 2013 yılında 140,00 EURO prim ödemesi yapıldığının ileri sürüldüğü, bu tanığın ücretinin sözleşmesindeki ücret kabul edildiği ve kararın davalı temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2021 tarih 2019/3977 esas ve 2021/3058 karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Şu halde; davacıya ödenen en son prim miktarının davacı tanığı tarafından kendi dosyasında da açıkça belirtildiği ve ücret bordroları ile de örtüştüğü üzere 140,00 EURO olduğu anlaşıldığından; davacının aylık çıplak ücretinin 1.400,00 EURO olduğu, Temmuz 2011-Haziran 2012 arası 130,00 EURO; Temmuz 2012-Haziran 2013 arası ise 140,00 EURO prim aldığı kabul edilerek talep konusu alacakların hesaplanması yerine yanılgılı değerlendirme ile son aylık çıplak ücretin 1.540,00 EURO olduğunun kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.