YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4768
KARAR NO : 2021/9016
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 29.04.2010-12.01.2012 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacakları ile bunların ödenmesi gereken tarihin, buna uygulanacak faiz oranının ve faiz başlangıcının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107/3. maddesi uyarınca tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığından tazminat hakkı olmadığını, ödenmemiş işcilik alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 22. H.D. nin 2016/33470 esas 2020/5040 karar ve 12.03.2020 tarihli ilamı ile özetle, “… ; davacı vekili davasını belirsiz alacak davası olarak ve fakat Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107/3 maddesindeki düzenlemeye göre dava dilekçesinde herhangi bir miktar belirtmeksizin tespit davası biçiminde açmıştır. Dosyaya bilirkişi raporunun sunulması üzerine ise 16.01.2015 tarihli dilekçesi ile davanın ıslah edildiği belirtilip ıslah doğrultusunda raporda belirlenen alacak tutarlarına hükmedilmesini istemiştir. Buna göre; yukarıda açıklaması yapıldığı üzere, davacı tarafça dava tamamen ıslah edilmek suretiyle tespit davası eda davasına dönüştürülerek alacağın tahsili talep edilmemiş olmakla, Mahkemece alacağın tahsili yönünde hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, davanın tespit davası olduğu gözetilmek ve dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınmak suretiyle hüküm kurmaktır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak tespiti istenilen alacakların bulunup bulunmadığına ilişkin tespit hükmü kurulduğu açıklanarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyulmasına karar verilen ve yukarıda açıklanan bozma ilamında, davanın tespit davası olduğu gözetilmek ve dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve bu yönde gerekçe oluşturulmuştur. Ancak kararın hüküm kısmında aynen ” Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1.154,31TL net kıdem tazminatı, 5.266,75TL net fazla mesai ücreti, 552,56TL net ulusal bayram genel tatil ücreti, 98,48TL net ücret, 1.435,34TL net ihbar tazminatı alacağının bulunduğu, kıdem tazminatına 12/01/2012 akdin feshi tarihinden, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücret alacağına dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilerek, ihbar tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile tahsili, asgari geçim indirimi, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığı hususunun TESPİTİNE, ” ifadeleriyle hüküm oluşturulmuştur. Hüküm bu hali ile gerekçe ile çeliştiği gibi bozma gereğine de aykırı şekilde tahsil hükmü içermektedir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda dava konusu alacak ve tazminatların tespitine karar verilmesi gerekirken, faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.