YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5064
KARAR NO : 2021/9199
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
MAHKEMESİ : … 26. Hukuk Dairesi
…
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının davalıya ait … isimli restoran bar işyerinde 10.10.2009’dan işten haksız olarak çıkarıldığı 03.02.2015 tarihine kadar kesintisiz piyanist olarak çalıştığını, müvekkilinin sigortalı bildiriminde fiili duruma aykırı olarak birçok kez çıkış ve girişlerin yapıldığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 10.10.2009’dan itibaren fasılalı olarak çalıştığını, 23.12.2013 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, haklarının ödendiğini ve bu kapsamda işverenliği ibraname ile ibra ettiğini, her hangi bir alacağının bulunmadığını, ücretinin asgari ücret olup günde 8 saatten fazla çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Yukarıda izah edilen tüm hususlar hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talepleri için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi fazla çalışma iddiasının ispatı için tanık deliline dayanmıştır. Taraflarca imzalı ücret bordrosu sunulmadığı gibi çalışma saatlerini gösterir davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtları veya elektronik giriş çıkış kayıtları da dosya arasına sunulmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de karara esas alınan tespitler dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Öncelikle, davacının çalıştığı işyeri içkili eğlence yeri olup İlçe Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen içkili istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesinde davalı işyerinin kapanma saati 04.00 olarak belirtilmiş olmasına karşın, bilirkişi raporunda çalışmanın 08.00’e kadar sürdüğünün kabul edilmesi hatalıdır. Ayrıca, davacının tanıklarından …’ın kendi beyanında belirttiği üzere davalıya karşı açılmış davasının bulunduğu sabit olup, davacı ile menfaat birlikteliğinin bulunması nedeni ile beyanlarına ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Diğer davacı tanığı olan … ise davalı işyerinde 18.10.2008-01.05.2010 tarihleri arasında çalışmış olup alınan beyanında davacının çalışma sisteminden ziyade kendi çalışma sistemi hakkında bilgi vermiştir. Anlatılan hususlar ile emsal nitelikteki Dairemizin 2020/9094 esas ve 2021/4255 karar sayılı ilamı kapsamında davacı talepleri değerlendirildiğinde, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması iddialarının ispat edildiğinden bahsedilemeyeceği açık olup fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.