Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/701 E. 2021/4642 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/701
KARAR NO : 2021/4642
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2012-2016 yılları arasında davalı işyerinde 3.200,00 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği, yıllık izin kullandırılmadığı, ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, aylık ücret, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacıya kıdem tazminatı ödendiği ve yıllık izin kullandırıldığına dair sunulan belgelerin dikkate alınıp alınmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h maddesinde, “davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında sayılmıştır. Ödenmiş alacak hakkında davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu halde, 6100 sayılı Kanun’un 115. maddesi gereğince, dava şartının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan mahkemeye verilmiş ödevlerden olması karşısında, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetilmesinde bir usuli engel bulunmamaktadır.
Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında da dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davalının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 2016/12.ay bordrosunda 2.204,00 TL brüt yıllık izin ücreti ile 2016/12.ay aylık ücreti tahakkuk ettirildiği, ödemenin banka hesabına yapıldığı belirtilmiştir. Davalı tarafından sunulan bu belge borcu söndüren nitelikte belge olduğu için temyiz aşamasında sunulmuş olsa da dikkate alınması gerektiğinden, banka hesap dökümü istenerek ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, ödeme yapılmış ise yapılan ödemelerin mahsubu ile oluşacak sonuca göre yıllık izin ücreti ve aylık ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
3-Dava dilekçesinde davacının aylık 3.200,00 TL ücretle çalıştığı iddia edildiği halde hükme esas alınan raporda davacının aylık 3.500,00 TL ücretle çalıştığının kabul edilmesi talep aşımı mahiyetinde olup hatalıdır.
4-Dava dilekçesinde davacının bazı günlerde 08:00-24:00 saatleri arasında çalıştığı iddia edildiği halde, hükme esas alınan raporda tanık beyanlarına göre davacının 06:00-01:00 saatleri arasında çalıştığının kabul edilmesi de talep aşımı mahiyetinde olup hatalıdır.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.