YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12065
KARAR NO : 2022/15275
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 29. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 32. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalılar vekilince temyize konu edilen miktar 99.124,20 TL olup davacının … sözleşmesinin sona erdiği ve hükmün temyiz kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik bir etkisi bulunmadığı dikkate alındığında bu miktar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Şu hâlde davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muhasebeci ve finans müdürü olarak davalıların grup şirketlerinde çalıştığını, davalı Şirketler arasında organik bağ olduğunu, Şirket ortaklarından … Ayrancıoğlu’nun oğlu … Ayrancıoğlu’nun davacı asıla güvenmediğini, yaptığı işlemlere muhasebenin … vermemesi hususlarında personele talimat verdiğini, personelin önünde suçlanıp onurunun kırıldığını, müvekkilinin şeref ve haysiyetine dokunan eylemlerde bulunulduğunu, bu sebeple 02.04.2015 tarihli ihtar ile davacının … sözleşmesine son vermeyi düşündüğünü; ancak … sözleşmesinin herhangi bir yazılı bildirim yapılmadan ve ihbar önellerine uyulmadan feshedildiğini … sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, … … ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın belirlenebilir nitelikte olan fazla çalışma, … … ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davalı Şirketlerin birbirinden farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, aralarında organik bağ olmadığını, davacının talep ettiği bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin bordrolarda aynen gösterildiğini, herhangi bir ek ödeme yapılmadığını, davacının … sözleşmesinin noterden gönderilen 02.04.2015 tarihli ihtarla davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının 30.03.2015 tarihinden itibaren işe gelmediğini, davacının banka hesabına 27.02.2013 tarihinde 30.000,00 TL kıdem tazminatına karşılık avans ödemesi yapıldığını, davacının lehine bir alacak belirlenmesi hâlinde, ödeme tarihinden dava tarihine kadar faiz işletilerek güncel tutarının takas ve mahsubunun yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketlerin arasında organik bağ olduğu, davacının 31.12.1987-20.11.1993 ve 01.08.1995-02.04.2015 tarihleri arasında toplam hizmet süresinin 25 yıl, 7 …, 26 gün olduğu, davacının 2015 Mart ayındaki brüt aylık ücretinin 7.080,03 TL, … ücretinin 5.195,17 TL olduğu, … sözleşmesinin davacı tarafından noter kanalıyla 02.04.2015 tarihinde ihtarname gönderilmek suretiyle feshedildiği, … sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine yönelik iddianın ise ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, tüm tanık ifadeleri ile davacı asılın davalı tanığı olarak … 16. … Mahkemesinin 2010/921 Esas sayılı dosyasındaki 13.11.2012 tarihli ifadesi doğrultusunda … … ve genel tatil ile fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağı taleplerinin yerinde olmadığı, davacının 420 gün kullanılmayan yıllık izin süresi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Tarafın İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacı asılın 01.12.1987 ile 31.03.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin … sözleşmesinin feshi konusunda davalının tutarsız ve çelişkili beyanlarının değerlendirilmediği gibi bir çok tarihin de gerekçeli kararda yanlış değerlendirildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında fesih konusunun tam olarak açıklanmadığı, davalının Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalı işten ayrılış bildirgesini 31.03.2015 tarihi itibarıyla 04 kodu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiğini, davalının … sözleşmesinin feshi konusunda cevap ve savunmalarında davacı asılın 30.03.2015 tarihinden itibaren 09.04.2015 tarihine kadar işe gelmediğinden bahisle … sözleşmesini feshettiğini belirttiğini, davalı tarafından … sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı bildirim yapılmadığı gibi mazeret bildirmesinin de istenilmediğini, yaklaşık 28 yıl çalışan davacının gerek kıdem ve gerek ihbar tazminatı … bulunduğunu, tanık ifadelerinin yok sayıldığını, dinlenen tanık ifadelerinden müvekkilinin fazla çalışma, … … ve genel tatil, hafta tatili alacaklarının ispatlandığını, kabul yerine geçmemek kaydıyla … sözleşmesine davacı tarafından kendi isteği ile son verilmiş olsa bile davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiğini, davacı asılın emeklilik şartlarının bile oluştuğunu, yıllık izin alacağı bakımından temerrüt tarihinin hatalı kabul edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Tarafın İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili; … … Endüstrisi Limited Şirketine yöneltilen husumetin hatalı olduğunu, Şirketler arasında organik bağ olmadığını, davacının hizmet süresinin yanlış ve fazla hesaplandığını, davacının 20.11.1993-01.08.1995 tarihleri arasında çalışmadığını, bu dönemde askerlik görevini yaptığını, yıllık izin alacağı hatalı hesaplandığı gibi bu alacak kaleminden indirim yapılmamasının da hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketler arasında fiili ve organik bağ bulunduğu, davacının davalı işyerlerinde 31.12.1987- 20.11.1993 ve 01.08.1995-02.04.2015 tarihleri arasında 25 yıl, 7 …, 26 gün süre ile çalıştığı, … sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamayan davacının kıdem tazminatı … bulunmadığı, … sözleşmesine son veren tarafın ihbar tazminatı talep koşullarının da oluşmadığı, davacının fazla çalışma yaptığına, hafta tatili ve … … ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davalının dava açılmadan önce davacı tarafça gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürülmesinden dolayı davacı lehine yıllık izin ücreti alacağına hükmedilerek temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde … sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet süresi, … sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili ve … … ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hüküm altına alınan yıllık izin ücreti alacağının temerrüt tarihi noktalarındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4857 sayılı … Kanunu ilgili hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalılar Temyizi Yönünden
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.