Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2018/1004 E. 2019/433 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2018/1004
KARAR NO : 2019/433
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 02.06.2016 tarihli ve 2016/150 E., 2016/476 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.07.2017 tarihli ve 2017/3715 E., 2017/10277 K. sayılı kararıyla önce onanmasına, davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/6800 E., 2017/14337 K. sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:
Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince önce onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yukarıda esas ve karar numarası belirtilen karar ile bozulmuştur.
Yerel mahkemece önceki kararda direnilmiş; direnme kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili temyiz isteminin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmesinden önce verdiği 21.03.2019 tarihli dilekçesinde davadan ve temyizden feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiş, yapılan incelemede vekâletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 311. maddede ise feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda davacı vekili davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Böyle bir durumda direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca temyizen incelenemez.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç: Davacı vekilince verilen dilekçenin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için mahkeme kararının bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.04.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.