YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2018/1014
KARAR NO : 2021/1567
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların iadesi ile tapu kayıtlarındaki şerhin terkini” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi ile dava konusu edilen taşınmazların davalıya teslim edildiğini, davalının kira bedellerini ödemekte temerrüde düştüğünü, çekilen ihtarın da karşılıksız kaldığını ileri sürerek finansal kiralamaya konu taşınmazların müvekkiline boş olarak iade ve teslimi ile taşınmazların beyanlar hanesine düşülen şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın taşınmazın bulunduğu yer olan Kocaeli mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, fesih ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/968 E., 2015/741 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalının taksit ödemelerini yapmadığı, davacı tarafından Finansal Kiralama Kanunu’nun 30 ve 33. maddeleri gereğince usulüne uygun ihtar çekilerek süresinde sözleşmenin feshedildiği, sözleşme konusu taşınmazların iadesi ve tapu kayıtlarındaki şerhlerin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/9510 E., 2017/2268 K. sayılı kararı ile;
“…Dava, 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun’un hükümlerine dayalı olarak açılmış olup finansal kiralama konusu taşınmazın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi ve beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. HMK’nın 12. maddesinde taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunun belirtildiği, davacının ileri sürdüğü gayrimenkulün tamamının aynen teslimine ve gayrimenkulün beyanlar hanesine düşülen sözleşme şerhinin tapudan terkinine ilişkin talebinin ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, bununla ilgili taleplerin gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek mahkemenin taşınmazların bulunduğu yer mahkemesi olan Kocaeli Asliye Ticaret mahkemesine yetkisizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle karar oy çokluğuyla bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/812 E., 2017/926 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 12. maddesi uygulanarak mahkemece yetkisizlik kararı verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle mahkemece direnme kararı verildikten sonra kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf harcının tamamlanması için davalıya muhtıra tebliğ edilmiş, davalı vekili bunun üzerine 06.04.2018 tarihli dilekçe ile müvekkili şirketin iflâs erteleme sürecinde olduğundan bahisle eksik harcın ikmali konusunda bir aylık ek süre verilmesi talebinde bulunmuş; mahkemece 16.04.2018 tarihli ve 2017/812 E., 2017/926 K. sayılı ek karar ile; davalı vekilinin eksik harcın ikmali hususunda talep ettiği bir aylık ek süre talebinin reddine, mahkeme kararının “Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi” şeklinde tashihine ve nispi temyiz harcı ve temyiz kanun yoluna başvuru harcının yatırılması hususunda HMK’nın 344. maddesi uyarınca davalıya muhtıra tebliğine karar verilmiştir. Davalı tarafa bahsi geçen muhtıra ve ek karar birlikte tebliğ edilmiş, davalı vekilince eksik harcın ikmali için süre uzatım talebinin reddine ilişkin kararın bozulması için ek karar temyiz edilmiş olup, mahkemenin yukarıda belirtilen 16.04.2018 tarihli ve 2017/812 E., 2017/926 K. sayılı ek kararının usulüne uygun olup olmadığı, bu kararın temyiz isteminin reddi sonucunu doğurup doğurmayacağı ve buradan varılacak sonuca göre ek kararın kaldırılmasının gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.
IV. GEREKÇE
A) Davalı vekilinin 16.04.2018 tarihli ek kararın temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede;
13. 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 16.07.1981 tarih 2494 sayılı Kanun ile değişik 434/3. maddesinde “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hâkim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi hâlinde 432’nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur.
14. Anılan maddeye paralel düzenleme getiren Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 34 ve 53. maddelerinde; “Temyiz dilekçesi mahkemece alındıktan sonra, temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiği anlaşıldığı takdirde, kararı veren hâkim veya mahkeme başkanı tarafından 7 günlük kesin süre içerisinde tamamlanması aksi hâlde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirilmesi” öngörülmüştür.
15. Somut olaya gelince; mahkemece davanın kabulüne dair verilen direnme kararında tarafların başvurabileceği kanun yolu sehven “istinaf” olarak gösterilmiş, bunun üzerine davalı vekili süresi içerinde istinaf talebinde bulunmuş, ancak yatırması gereken istinaf harcını eksik yatırmıştır. Harcın tamamlanması için çıkarılan muhtıranın tebliği sonrasında ise 06.04.2018 tarihli dilekçeyi sunarak, müvekkili şirketin iflâs erteleme sürecinde olduğundan bahisle eksik harcın ikmali konusunda bir aylık süre verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 16.04.2018 tarihli ek karar ile eksik harcın tamamlanması için verilecek olan bir haftalık sürenin kesin olduğu gerekçesiyle süre uzatım talebi reddedilmiş, kanun yoluna ilişkin olarak yapılan yanlışlık da temyiz kanun yolu olarak düzeltilmiş ve davalı tarafa eksik temyiz harcını tamamlamak üzere HMK’nın 344. maddesi uyarınca muhtıra tebliğine karar verilmiştir.
16. Davalı tarafa bahsi geçen muhtıra ve ek karar birlikte tebliğ edilmiş, davalı vekilince eksik harcın ikmali için süre uzatım talebinin reddine ilişkin kararın bozulması için ek karar temyiz edilmektedir.
17. Gerek istinaf gerekse temyiz dilekçesi verilirken gerekli olan harç ve giderlerin tamamının ödenmesi gerekir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda yapılması gereken işlemler ise HMK’nın 344. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’nın 366/1 maddesine göre anılan madde temyiz kanun yolunda da kıyas yoluyla uygulanır.
18. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344. maddesi, eldeki davada uygulanması gereken HUMK’nın 434/3. maddesine paralel bir düzenleme içermekte olup, yukarıda açıklandığı gibi temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmesi hâlinde mahkemece verilecek yedi günlük süre içerisinde harcın tamamlanması gerekir. Verilecek bu sürenin kesin nitelikte olduğu ise bahsi geçen yasa maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Kanun tarafından kesin olarak belirlenen sürenin hâkim tarafından kısaltılıp ya da uzatılması ise mümkün değildir. Süre uzatım talebinde bulunan davalının kendisinin ya da işlemlerinin harçtan istisna ya da muafiyetinin bulunmadığı da belirgindir. Böyle olunca mahkemece bir aylık ek süre talebinin reddine dair verilen 16.04.2018 tarihli ek karar usul ve yasaya uygundur.
19. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; ek karar bakımından mahalline geri çevrilmesine dair karar verilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan gerekçeyle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
20. Tüm bu nedenlerle mahkemenin yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir.
B) Mahkemece davalı tarafa gönderilen 03.05.2018 tarihli muhtıraya ilişkin olarak yapılan incelemede;
21. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, mahkemece ek karar uyarınca düzeltilen kanun yolu dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 434/III. maddesindeki prosedüre göre davalı vekiline eksik temyiz karar harcının ikmâli için 03.05.2018 tarihli ikinci muhtıranın gönderilmiş olması isabetli ise de, bu muhtıranın sonucu hakkında bir karar verilmediği anlaşıldığından mahkemece 1086 sayılı HUMK’nın 434/son maddesi uyarınca bu hususta bir karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmesi gerekmiştir.
V. SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile, ek kararın ONANMASINA oy çokluğuyla, (IV-A)
03.05.2018 tarihli muhtıra bakımından dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE oy birliğiyle, (IV-B)
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.12.2021 tarihinde karar verildi.