Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2018/1044 E. 2021/1233 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2018/1044
KARAR NO : 2021/1233
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 37. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait Ankamall Alışveriş Merkezinde bulunan Burger King mağazasında 11.03.2008 tarihinde çalışmaya başlayan müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği 02.10.2013 tarihine kadar asistan müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin en son aldığı net ücretin 1.380TL olup günlük 12TL yemek ve gece mesaisi yaptığı dönemlerde servis yardımı ile 73TL asgari geçim indirimi ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla mesai çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının restoran müdürü olup çalışma saatlerini ve süresini kendisinin belirlediğini, amirlerinden izin almaksızın 02.10.2013-06.10.203 tarihleri arasında işe gelmeyen davacıya ihtar çekilmesine rağmen işe devam etmediğini, haklı fesih iddialarının yerinde olmadığını, 01.06.2009 tarihinde imzalanan iş sözleşmesi gereği fazla çalışma ücretinin aylık ücret içinde kararlaştırıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin Birinci Kararı:
6. Ankara 13. İş Mahkemesinin 11.08.2014 tarihli ve 2014/80 E., 2014/1496 K. sayılı kararı ile; davacının çalışma süresini ve ücretini bildiği hâlde kısmi dava açtığı, ancak talep konusunun açıkça belirli olması nedeniyle alacak miktarını belirleyip tam dava açması gerekirken kısmi dava açmasında hukukî yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukukî yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı:
7. Ankara 13. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince 10.11.2014 tarihli ve 2014/30037 E., 2014/30957 K. sayılı kararı ile; talep konusu olan kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının miktarı belirlenebilir olmakla birlikte, kanunda belirtildiği şekli ile açıkça belirli olduğundan söz edilemeyeceğinden, kısmi dava açma hakkını sınırlandıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinin 2. fıkrasının koşullarının somut olayda bulunmadığı, kısmi istekle dava açılmasına kanuni engel bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken davanın hukukî yarar yokluğundan reddedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle ve bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı da belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin İkinci Kararı:
9. Bozma sonrası dosyanın tevzi edildiği Ankara 37. İş Mahkemesinin 27.02.2017 tarihli ve 2016/469 E., 2017/77 K. sayılı kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının 11.03.2008 tarihinden 04.10.2013 tarihine kadar davalıya ait değişik işyerlerinde çalışması bulunan davacının 02.10.2013 tarihli ihtar ile iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği, taraf tanıklarının beyanları ile taraflarca sunulan belgeler, ayrıca aynı işi yapan aynı işverende çalışan diğer işçilerin açtığı davalarda verilen kararlar dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığı,bordroya yansıtılan kısmi ödemelerin davalının dahi sunduğu belgelerdeki fazla çalışma sürelerini karşılamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı:
10. Ankara 37. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince 03.07.2017 tarihli ve 2017/35438 E., 2017/15668 K. sayılı kararı ile; (1) numaralı bentte davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, “….2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık giydirilmiş ücretin hesabı konusundadır.
…Mahkemece, salt davacı tanığının beyanı doğrultusunda, günlük 12,00 TL ve fiilen çalışılan günlerde 10,29 TL yemek yardımından faydalandırıldığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmiştir. İlgili kuruluşlardan, işyerinin niteliği ve davacının çalışma dönemi de belirtilerek fesih tarihindeki bir öğün yemek bedelinin ne kadar olduğu sorulmalı, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek kıdem tazminatı hesaplamaya esas giydirilmiş ücret belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer sorun bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılmayacağı konusundadır.
…Dosya içeriğine göre, davacı vekili, mahkemece 10.11.2014 tarih, 2014/30037 Esas, 2014/30957 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 09.01.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep konusu kıdem tazminatı alacağının miktarını artırmıştır. Mahkemece ıslah doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararları gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından ıslah yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır…..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
12. Ankara 37. İş Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli ve 2017/254 E., 2018/275 K. sayılı kararı ile; bozma ilamının (3) numaralı bendindeki bozma nedenine uyulmasına karar verildikten sonra, (2) numaralı bentte belirtilen bozma nedeni yönünden önceki gerekçeye ilaveten davacının aynı işyerinde çalışan işçilerle ilgili açılmış davalarda verilen kararları, bilirkişi raporlarını, Yargıtay ilamlarını dosyaya sunduğu, emsal kararlara göre ortada fahiş bir hata bulunmadığı, ayrıca davalı tarafın maliyet tablosunu ibraz ederek 02.04.2018 tarihli dilekçe ekinde fiş ortalamasının 14,82TL olduğunu bildirdiği, bu rakamın hesaba dayanak rapordaki miktardan da fazla olduğunun anlaşıldığı, aynı yerde çalışan kişilerin aynı haklardan yararlanması ve emsal Yargıtay kararları da dikkate alındığında kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesabının hatalı olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesabında dosya kapsamı dikkate alındığında yemek yardımının günlük 12TL ve fiilen çalışılan günlerde 10,29TL olarak kabulünün yerinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre fesih tarihindeki bir öğün yemek bedelinin işyerinin niteliği ve davacının çalışma dönemi de belirtilerek ilgili kuruluşlardan sorularak dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE
15. 4857 sayılı İş Kanununda kıdem tazminatı ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş, Kanun’un Geçici 6. maddesinde kıdem tazminatı fonu kurulması öngörülmüştür. Ancak, kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklı tutulmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi ile de 25.08.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesi dışındaki diğer maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.
16. 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine göre kıdem tazminatı, Kanun’da belirtilen asgari bir çalışma süresini dolduran işçinin, iş sözleşmesinin yine kanunda sayılan nedenlerden biriyle son bulması hâlinde işveren tarafından işçiye ya da mirasçılarına yapılan bir ödemedir. Kanun’da, işçinin ölümü nedeniyle iş sözleşmenin son bulması hâlinde, kıdem tazminatının mirasçılarına ödeneceği de açık bir şekilde belirtilmiştir.
17. İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için, iş sözleşmesinin Kanun’da belirtilen fesih hâlleri veya işçinin ölümü ile sona ermesi ve işçinin en az bir yıl çalışmış olması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi hâlinde işçiye, işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince her geçen tam yıl için otuz günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
18. Kıdem tazminatı 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi uyarınca işçinin son ücreti üzerinden hesaplanır. Kıdem tazminatının hesabına esas olan ücret giydirilmiş ücrettir.
19. Diğer taraftan 4857 sayılı Kanun’un “ücret ve ücretin ödenmesi” başlıklı 32. maddesinde genel anlamda ücretin, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para olarak ödenen tutar olduğu belirtilmiştir.
20. 4857 sayılı İş Kanunu 32. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen bu ücret asıl (çıplak) ücret olup, kıdem tazminatına esas alınacak ücretin, eş söyleyişle giydirilmiş ücretin hesabında 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesindeki açık düzenleme uyarınca, işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de dikkate alınır. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, yemek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.
21. Bu kapsamda olmak üzere yemek ücreti, işveren tarafından işçiye, işyerinde geçen süre boyunca beslenme ihtiyacını karşılaması için ödenen tutarı ifade etmektedir.
22. Bir işyerinde yemek ücretinin ödenip ödenmeyeceği iş sözleşmesi ile kararlaştırılabileceği gibi işyerinde fiili uygulama ile de yemek ücretinin ödenmesi söz konusu olabilir. Yemek yardımı nakdi olabileceği gibi, yemeğin ayni olarak verilmesi veya yemek kartı ya da yemek kuponu verilmek suretiyle yapılabilir.
23. İşçiye işveren tarafından yemek yardımı yapılıyorsa, bu sosyal amaçlı ödeme ücretin eki niteliğinde olması nedeniyle ücrete ilave edilmesi gereken menfaat olarak kabulü ile kıdem tazminatı hesabına esas ücret belirlenirken nazara alınması gerekmektedir.
24. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde davacının çalıştığı süre boyunca temel ücretine ek olarak 12TL yemek ücreti aldığını ileri sürmüştür. Davalı vekili ise, cevap dilekçesinde yemek ücretine ilişkin bir beyanda bulunmamış ancak 18.04.2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dosyaya davacının işten ayrıldığı aya ait işçi yemeklerine ilişkin kar ve zarar tablosu ile davacının en son çalıştığı restorana ait sigortalı hizmet listesini sunarak kişi başına düşen yemek maliyetinin 1,81TL olduğunu savunmuştur.
25. Taraflar arasında işveren tarafından yemek yardımı yapıldığı uyuşmazlık dışı olmakla birlikte kıdem tazminatı hesabında esas alınacak yemek ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
26. Mahkemece taraf tanıkları dinlenmiş, tanıklardan sadece davacı tanığı beyanında günlük 12TL restoran içi yemek koşuluyla puan üzerinde işverence yemeğin karşılandığını ifade etmiş ise de, tanığın belirttiği 12TL’nin restoran içi puan karşılığı mı yoksa doğrudan ödenen nakdi yemek ücreti mi olduğu anlaşılamamaktadır.
27. Davacı vekili işverene karşı dava açan diğer işçilerin dosyalarında alınan bilirkişi raporlarını, mahkeme ve Yargıtay kararlarını dosyaya sunmuş, mahkeme tarafından emsal olarak bildirilen dosyalardan bazıları dosya arasına alınmıştır.
28. Celbedilen Ankara 7. İş Mahkemesinin 2012/3 E., 2014/667 K.sayılı dosyasında, 10.10.2006-22.11.2011 tarihleri arasında davalıya ait restoranda asistan müdürü olarak çalışan işçi yönünden Ankara Ticaret Odasından gönderilen yazı cevabı doğrultusunda bir öğün yemek bedelinin net asgari ücretin %0.7’si tutarında olacağının bildirilmesi üzerine hükme esas bilirkişi raporunda bir öğün yemek bedelinin 4,19TL olarak, Ankara 9. İş Mahkemesinin 2011/607 E., 2013/320 K. sayılı dosyasında, 07.09.2004-11.05.2011 tarihleri arasında davalıya ait restoranlarda kıdemli asistan olarak çalışan işçi yönünden Ankara Lokantacılar ve Kebapçılar Odası verileri dikkate alınarak davalının yemeği kendisi ürettiği değerlendirilerek bu tutardan %30 oranında maliyet indirimi yapıldığı belirtilerek hükme esas bilirkişi raporunda Oda verilerine göre bir öğün yemek bedelinin 10,50TL olarak kabul edildiği tespit edilmiştir.
29. Öte yandan davacının sunduğu emsal kararların içeriğinden de 01.07.2006-02.01.2012 tarihleri arasında çalışan bir işçinin bir öğün yemek bedelinin 7,50TL, 03.09.2004-01.03.2011 tarihleri arasında çalışan başka bir işçinin bir öğün yemek bedelinin 10TL, 07.12.2007-01.10.2010 tarihleri arasında çalışan başka bir işçinin de bir öğün yemek bedelinin davalı işyerinin aynı zamanda yemek yapan bir işyeri olması sebebiyle işverene maliyeti de gözetilerek lokantacılar odasından belirlenen 10,50TL yemek bedelini %50’si olan 5,25TL’nin bir öğün yemek bedeli olarak kabul edildiği görülmüştür.
30. Sonuç itibariyle emsal olarak sunulan dosyaların incelenmesinde de, yemek ücretinin belirlenmesinin değişkenlik gösterdiği, her bir dosyada uygulamanın farklı yapılarak yemek ücretlerinin de farklı belirlendiği tespit edilmiştir.
31. Bu durumda somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgulara göre; mahkemece toplanan delillerin davacının kıdem tazminatı hesabına esas ücretine eklenecek yemek ücreti miktarını ispata yeterli olmadığı görülmüştür. Bu nedenle mahkemece bozma kararında belirtildiği şekilde ilgili kuruluşlardan, işyerinin niteliği ve davacının çalışma dönemi de belirtilerek fesih tarihindeki bir öğün yemek bedelinin ne kadar olduğu sorulup dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek bir öğün yemek ücretinin tespit edilmesi ve kıdem tazminatını hesaplamaya esas giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
32. O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
33. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.10.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.