Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2018/556 E. 2021/1506 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2018/556
KARAR NO : 2021/1506
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “tecavüzün ref’i ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili; müvekkilinin ”Muhteşem Yüzyıl” isimli dizinin yapımcısı olduğunu ve anılan dizinin tüm eser sahipliği haklarının müvekkili tarafından devralındığını, davalı tarafından üretimi yapılan “Hürrem Hamam Otu Yağı” adlı tüy dökücü ürünün ”www.hürremyagi.com” adlı internet sitesinde tanıtımı ve pazarlamasının yapıldığını, anılan internet sitesinde ürünün tanıtımı sırasında “Muhteşem Yüzyıl” dizisinden alınan sahneler ile özellikle Haseki Hürrem Sultan karekterinin izin alınmaksızın kullanıldığını, internet sitesi dava dışı başka bir kişiye ait olsa da görünürdeki sitenin sahibi ile davalı arasında organik bağ bulunduğunu ve davalının da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek tecavüzün ref’ine ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 68. maddesi gereğince şimdilik 100.000TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 200.000TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili; müvekkilinin “Hürrem Hamam Otu Yağı” adlı tüy dökücü ürünün üreticisi olduğunu, davaya konu internet sitesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2012/129 E., 2014/116 K. sayılı kararı ile; davacının eser sahibi olduğu ”Muhteşem Yüzyıl” isimli diziden bir sahne görüntüsünün davalının üreticisi olduğu ürünün tanıtımı amacıyla internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığı, bu durumun davacının eserden kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafından üretilen ürünün grup şirketi dava dışı Pozitif Grup Gıda ve Kozmetik Ürünleri İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından pazarladığı, bu şirket tarafından da ürünlerin dava dışı … Grup Dış Tic. Ltd. Şti.’ye satıldığı, dava konusu internet sitesinin ise … Grup Dış Tic. Ltd. Şti.’nin hâkim ortağı adına kayıtlı olduğu ve ürünlerin tüketiciye satışının bu internet sitesi aracılığıyla … Grup Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, genel hayat tecrübeleri gereğince bir ürünün reklamının nasıl yapılacağı hususunda internet üzerinde tanıtım yapan şirketin değil bizatihi üretici şirketin karar vereceği, ürünün tanıtımını dava konusu edilen şekilde yapan şirketin direktif dışında hareket etmiş ve kendi insiyatifi ile ürünü bu şekilde tanıtmış ise bu hususun davacı tarafı ilgilendirmediği, davalının eylemi nedeniyle davacıya ödenmesi gereken rayiç bedelin 200.000TL olarak belirlendiği, ayrıca ilgili internet sitesinde dava konusu dizi film karesinin kaldırılmış olması nedeniyle ref’e ilişkin davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle tecavüzün ref’i talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 200.000TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2015 tarihli ve 2014/14424 E., 2015/2733 K. sayılı kararı ile; “…1- Dava, FSEK’nin 68. maddesine göre açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu ilanların davacının ürettiği ürünü piyasaya arz eden dava dışı … Grup Dış Tic. Ltd. Şti.’nin yöneticileri adına kayıtlı internet web sitesinde gerçekleştirildiği hususu mahkemenin de kabulündedir. Nitekim davalı söz konusu ürünlerin anılan dava dışı şirkete satışına dair fatura örneklerini de dosyaya sunmuştur. 5846 sayılı FSEK’nin 84. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan veya yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin üçüncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını men edebilir.
Somut uyuşmazlıkta belirlendiği üzere, davacının yapımcısı olduğu ”Muhteşem Yüzyıl” adlı filmden alınan görüntünün izinsiz olarak dava dışı … Grup Dış Tic. Ltd. Şti’nin yöneticilerine ait bir sitede ticari amaçla umuma arz edilmesi eyleminde davalının hangi nedenle sorumlu tutulması gerektiği hususu davacı tarafça kanıtlanamamasına rağmen yazılı gerekçeyle sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2016/213 E., 2017/153 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ek olarak, genel hayat tecrübelerine göre ürünün reklamının nasıl yapılacağına üreticinin karar verdiği, davalı üretici ile alan adı sahibine ürünlerin toptan satışını yapan Pozitif Grup Gıda ve Kozmetik Ürünleri İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu, internetten satış yapan şirketin ürün tanıtımını üretici ve dağıtıcı şirketlerin bilgisi dışında yapamayacağı, davalı üreticinin haksız fiilden ve meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; “Hürrem Hamam Otu Yağı” ibareli ürünün internet sitesinde yapılan tanıtımında davacıya ait eserden alınan bir fotoğrafın izinsiz olarak kullanılması karşısında ürünün internette satışını yapan şirketin başka bir şirket olduğu gözetildiğinde genel hayat tecrübeleri gereğince dava konusu eylemden ürünün üreticisi olan davalı şirkete husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davalı şirketin davacının zararından sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE
12. Fikir ve sanat eserleri hukukunun en önemli kavramı eserdir. Bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için, onun FSEK kapsamında eser vasfına sahip olması gerekir. Hangi fikrî ürünün eser olarak kabul edileceği ise FSEK’e göre belirlenecektir. FSEK’in 1. maddesinde eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, bir fikri ürünün FSEK kapsamında eser olarak vasıflandırılabilmesi için, iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar bir fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ve Kanun’da sınırlı sayıda belirtilmiş olan eser türlerinden birine dâhil olmasıdır.
13. Hemen belirtmek gerekir ki; fikrî bir ürün, ancak dış dünyaya aksettirildiği ve üçüncü kişilerin duyularına hitap edecek niteliğe büründüğü takdirde eser niteliğini kazanabilir. Başka bir deyişle insanın düşünceleri değil, bunların dış âleme yansıdığı biçim eser olarak koruma altındadır. Ayrıca eser bir bütün olarak himaye görür; yoksa eserde yer alan veya eserde ifadesini bulan her türlü münferit fikir veya düşünce ayrı ayrı korumaya konu olamayacağı gibi, kural olarak bütünlük arz etmeyen fikir ürünleri de eser olarak nitelendirilemezler.
14. FSEK’te eser ve eser sahipliği tanımlanmakla birlikte eser sahibinin hakları da mali ve manevi haklar olarak ikiye ayrılmıştır. Eser sahibine tanınan bu haklar mutlak ve inhisari nitelikte olup, sahibine tek başına kullanma ve herkese karşı ileri sürebilme yetkisi sağlar. Eser sahibinin hakları mali ve manevi haklar olarak ayrılmış olsa da esasen eser üzerindeki bu hakları birbirinden ayırmak kolay değildir. Başka bir deyişle mali hakların manevi bir yönü, manevi hakların ise mali bir yönü daima mevcuttur.
15. FSEK’te eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanına manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (m. 14), adın belirtilmesi yetkisi (m. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (m. 16 ve m. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (m. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (m. 21), çoğaltma hakkı (m. 22), yayma hakkı (m. 23), temsil hakkı (m. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (m. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte FSEK’in mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenseler de pay ve takip hakkı (m. 45), cayma hakkı (m. 58) ve vazgeçme hakkı (m. 60) da FSEK’in eser sahibine tanıdığı haklardandır.
16. Mali veya manevi hakları tecavüze uğrayan kimse, mütecavize karşı, hâl ve şartlara göre tecavüzün ref’i (m. 66, 67, 68) veya men’i (m. 69) veyahut da tazminat davası (m. 70) açabilir. Ayrıca eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahibi olan komşu sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları da FSEK’in 80/9 maddesi gereğince eser sahipleri gibi tecavüzün ref’i veya men’i veyahut da tazminat davası açma hakkına sahiptirler. Öte yandan FSEK’in 84. maddesi gereğince eser vasfında olsun veya olmasın bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticarî maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse de aynı işaretin, resmin veya sesin üçüncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menetme hakkına sahiptir; tecavüz eden tacir olmasa bile bu duruma aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabet hükümleri uygulanır.
17. Eser sahipliğiyle veya bağlantılı haklarla ilgili hakların her türlü ihlali ve haksız rekabet, gayrimaddi haklarla ilgili hakların bütün ihlallerinde olduğu gibi haksız fiil vasfında davranışlardır. Bu durumda belli bir hakkı ihlal eden veya böyle bir ihlal fiiline katılan herkes, fiiliyle hakkın ihlali arasında uygun illiyet bağının varlığı hâlinde sorumlu olur. Sorumlu tutulacak kişi sadece hakkı bizzat ihlal eden değildir; illiyet bağı kurulabilmesi şartıyla, fiile her şekilde katılan da sorumludur. Birden fazla kimsenin sorumlu tutulabildiği hâllerde müteselsil sorumluluk söz konusudur (Öztan, Fırat: Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara 2008, s. 626).
18. Birden fazla kimsenin zarar görene karşı müteselsil sorumluluğu somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 50 ve 51. [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 61.] maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre müteselsil sorumluluk, birlikte bir zarara sebebiyet veren veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kişinin oluşan zararın tamamını ifa etmekle yükümlü olmasıdır.
19. Aynı zararı birden çok kişinin tazmin yükümlülüğünün doğması hâlinde zarar görenle zarar verenler arasındaki ilişkiye “dış ilişki”; zararın tazmin edilmesinden sonra zarar verenlerin kendi aralarındaki ilişkiye ise “iç ilişki” denilmektedir. Bu kapsamda müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir müteselsil borçluluk ilişkisi olduğundan, dış ilişkide 818 sayılı BK’nin 142. (6098 sayılı TBK’nin 163.) maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Bu durumda borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edecektir. Böylece zarar gören tazminat davasını, en sağlam ispat araçlarına sahip olduğu zarar verene karşı açabileceği gibi, tazminatı ödeme gücü en fazla olan zarar verene karşı da açabilir. Bu  sayede zarar gören zarar verenlerden her birini ayrı ayrı dava edip sayısız zahmetlere katlanacağı yerde tamamı aleyhine açacağı bir tek dava ile de kolayca sonuca ulaşabilir (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s. 840).
20. Zarar gören zararının tamamını müteselsil sorumluların birinden ya da bir kaçından talep etmesi durumunda müteselsil sorumlular diğer sorumlulardan talepte bulunulması gerektiği ya da zarardan kusurları oranında sorumlu olmaları gerektiği savunmasında bulunamazlar. Ancak bireysel sorumlulukta olduğu gibi müteselsil sorumlulukta da zarar görenin talebine karşı bazı durumlarda savunma sebepleri mevcut olabilir. 818 sayılı BK’nin 143. (6098 sayılı TBK’nin 164.) maddesi gereğince zarar verenlerin ileri sürebileceği def’îler, ortak ve kişisel def’îler olarak ikiye ayrılmıştır. Buradaki def’îlerin, itirazları hatta takas beyanı gibi yenilik doğuran hakları da kapsayacak şekilde geniş yorumlanması gerekir. Bütün zarar verenleri ilgilendiren ve onların hepsi için tazminattan kurtulma ya da belirli bir oranda indirim imkânı tanıyan def’îler ortak def’îlerdir. Bu def’îler daha çok zarar görenin durum ve davranışlarıyla ilgilidir. Örneğin ortak def’î, zarar görenin ortak veya kişisel kusuru, yüksek gelir durumu, bünyevi istidadı, zarara razı olması ve bazı umulmayan olaylar şeklinde ortaya çıkabilir. Kişisel def’îler ise sadece bu def’îye sahip olan zarar vereni ilgilendirir ve tazminattan kurtulma veya indirim sadece onun lehinedir. Örneğin takas, ayırt etme gücünden yoksunluk, zamanaşımı, ibra, zarar görenin o sorumlu açısından teselsülden vazgeçmesi veya zarar verenin kusurun diğer müteselsil sorumlularda olduğu kendisinin kusursuz olduğu savunması kişisel def’î niteliğindedir.
21. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının yapımcısı olduğu “Muhteşem Yüzyıl” isimli dizi filmden, sanatçı Meryem Uzerli tarafından canlandırılan Hürrem Sultan karakterinin ve iki cariyesinin yer aldığı bir fotoğraf karesinin izinsiz ve sözleşmesiz olarak www.hurremyagi.com adlı internet sitesinde “Hürrem Hamam Otu Yağı” ibareli tüy dökücü kremin satışında “Saraylı Kadınların Tüy Dökücü Yöntemi” başlığı altında kullanıldığı anlaşılmaktadır.
22. Davacının yapımcısı olduğu “Muhteşem Yüzyıl” isimli televizyon dizi filminin her bir bölümünün kendi içinde tutarlı bir bütünlük taşıması ve anılan filmin sinema eserleri için aranan hususiyet kıstasını barındırması karşısında dava konusu “Muhteşem Yüzyıl” isimli televizyon dizi filminin FSEK’in 5. maddesi gereğince sinema eseri niteliğinde olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacının FSEK’in 80. maddesi gereğince eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahibi olduğu, ayrıca anılan sinema eserinin hak sahiplerinden eser sahipliği hakkını devraldığı görülmektedir.
23. “Hürrem Hamam Otu Yağı” ibareli ürünün davalı … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından üretildiği, bu ürünün pazarlanmasının ise davalı ile aynı grup şirketi olan Pozitif Grup Gıda ve Kozmetik Ürünleri İthalat ve İhracat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, anılan ürünün perakende olarak www.hurremyagi.com adlı internet sitesinde satışının ihbar olunan … Grup Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, anılan internet sitesinin ise … Grup Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin hâkim ortağı Altuğ Karaali adına kayıtlı olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. “Hürrem Hamam Otu Yağı” ibareli ürünün www.hurremyagi.com adlı internet sitesinde satışına ilişkin “Mesafeli Satış Sözleşmesi”nde satıcının … Grup Dış Ticaret Ltd. Şti. olduğu, sözleşmenin konusunun ise … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından üretilen ve dağıtımı yapılan “Hürrem Hamam Otu Yağı” olduğu belirtilmektedir.
24. Bununla birlikte www.hurremyagi.com adlı internet sitesinde davalı … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından orijinal “Hürrem Hamam Otu Yağı”nın sahtelerinden nasıl ayırt edileceğine dair kamu duyurusu yayımlanmıştır. Anılan duyuruda; sahte ürünlerin piyasada yer alması nedeniyle … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olarak bu duyuruyu yapma ihtiyacı hissettikleri, orijinal ürünlerin on bir haneli hologram şifrelemesi ile güvence altına alındığı, satın alınan ürünlerin www.metinilac.com adlı internet sayfasından kontrol edilebileceği belirtilmektedir. Görüldüğü üzere “Hürrem Hamam Otu Yağı” ibareli ürünün www.hurremyagi.com adlı internet sitesinde pazarlanmasında davalı … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin de katkısı söz konusudur.
25. Bu itibarla genel hayat tecrübelerine göre ürünün reklamının nasıl yapılacağı hususuna özellikle üreticinin karar verdiği, ürünlerin toptan satışını yapan Pozitif Grup Gıda ve Kozmetik Ürünleri İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında organik bağ bulunduğu, internetten satış yapan şirketin ürün tanıtımını üretici ve dağıtıcı şirketlerin bilgisi dışında yapamayacağı hususları gözetildiğinde, davalı içerik veya yer sağlayıcı olamasa da, davacıya yönelik eylem nedeniyle diğer faillerle birlikte müteselsil sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
26. Öte yandan dava konusu eylem nedeniyle FSEK’in 80. maddesi gereğince eser sahiplerinin haklarına bağlantılı hak sahibi olan icracı sanatçı Meryem Uzerli tarafından eldeki davanın davalısı aleyhine açılan tazminat davası neticesinde İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2012/128 E., 2014/115 K. sayılı kararı ile genel hayat tecrübelerine göre bir ürünün reklamının nasıl yapılacağı hususuna üreticinin karar verdiği, … İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin internet üzerinden satış yapan … Grup Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin eyleminden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne verilmiş, temyizi üzerine karar Özel Dairece onanmış ve kesinleşmiştir.
27. Hâl böyle olunca; mahkemece yukarıda açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı uyuşmazlık noktası itibariyle usul ve yasaya uygun olup yerindedir.
28. Ne var ki, Özel Dairece davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Direnme uygun olduğundan davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.