Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2019/153 E. 2022/327 K. 16.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/153
KARAR NO : 2022/327
KARAR TARİHİ : 16.03.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili; müvekkilinin Niğde ili, … kasabasında çiftçilikle geçimini sağladığını, babası İhsan İnce’nin davalı şirketin tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalı şirketin … kasabasında, yöre halkının tarlalarındaki ekili mahsullerini sulamada kullandıkları tarımsal sulama aboneliğine ilişkin elektrik enerjilerini herhangi bir bildirim yahut uyarıda bulunmaksızın 01.08.2012 tarihinde ana enerji hattından iptal etmek suretiyle kestiğini, on beş gün boyunca devam eden kesinti sebebiyle müvekkilinin yetişmekte olan mahsulünün sulanamadığını ve büyük ölçüde zayi olduğunu, davalı kurumun elektrik enerjisi alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle kesinti yaptığını, alacaklarını tahsil etmediği sürece elektrik vermeyeceğini beyan etmesine rağmen on beşinci günün sonunda yine hiçbir gerekçe göstermeksizin elektriği verdiğini, elektrik kesintisinin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, bu şekilde yapılan kesinti nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, 15.000TL maddi tazminatın hasar tespit tarihi olan 16.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 25.120TL olmak üzere artırmıştır.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili; davacının babası ile müvekkili şirket arasında tarımsal sulama amaçlı abonelik sözleşmesi olduğunu, abonelik borcu ödenmediği hâlde sulama yapılmaya dolayısıyla elektrik kullanılmaya devam edildiğini, yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2012/760 E., 2015/90 K. sayılı kararı ile; davacının, babasının aboneliğini kullanmak sureti ile dava konusu taşınmazları suladığı, davalı … tarafından mevzuata ve sözleşmeye aykırı kesinti yapıldığı, elektriğin kesik olduğu dönemde davaya konu taşınmazların üzerinde patateslerin ekili bulunduğu, taşınmazların elektrik enerjisi kullanılarak kuyular aracılığı ile sulandığı, başka sulama kaynağına ihtiyaç duyulmayacak şekilde kuyu sularının yeterli olduğu, elektrik kesintisinden dolayı patateslerin zamanında sulanamaması nedeni ile dava konusu abonelik tarafından sulanan taşınmazlarda gelir kaybının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.120TL’nin 16.08.2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Özel Dairenin Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/15578 E., 2016/6975 K. sayılı kararı ile;
“…Uyuşmazlık; davalı … tarafından yapılan elektrik kesintisi nedeniyle davacıya ait patates ürününde yeterli sulama yapılamamasından kaynaklanan verim kaybına ilişkin tazminat talebidir.
Somut olayda; davacının babası ve Türkiye Elektrik Kurumu arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, dosya içerisinde davalı ile yapılmış abonelik sözleşmesi yer almadığı, davalı … tarafından 01/08/2012-15/08/2012 tarihleri arasında abonenin borcu olduğu gerekçesiyle elektrik kesintisi yapıldığı, bu süre içerisinde tarımsal sulama yapılamadığı ve patates ürününde verim kaybı olduğu iddia edilmektedir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2.maddesinde “Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir.” hükmü yer aldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının babasının adına kayıtlı abonelik sözleşmesi kapsamında borcun bulunduğu, belirtilen borç kapsamında elektriğin kesildiği belirlenmektedir. Anılan yönetmelik hükmü ve abonelik sözleşmesine göre elektrik kesilmesi için her hangi bir bildirim şartının öngörülmediği, ödemelerin zamanında yapılmamasının elektrik kesilmesi için yeterli olduğu açıklanmıştır.
O halde; mahkemece, davacının kullandığı aboneliğin borcu bulunması nedeniyle sözleşme ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2 . maddesine uygun olarak elektriğin kesildiği anlaşıldığından; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/259 E., 2017/55 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
10. Direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Hukuk Genel Kurulunun 17.01.2018 tarihli ve 2017/3-3180 E., 2018/11 K. sayılı kararı ile; usulüne uygun direnme hükmü kurulmadığı gerekçesiyle hükmün usulden bozulmasına karar verilmiştir.
11. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2018/32 E., 2018/79 K. sayılı kararı ile; Hukuk Genel Kurulunun bozma gereği yerine getirilerek yeniden davanın kabulü yönünde direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
12. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
13. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davacının elektriğinin olay tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak kesilip kesilmediği, buradan varılacak sonuca göre davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE
14. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle tazminat istemine konu elektrik kesintisinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin irdelenmesi, devamında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin ortaya konulması gerekir.
15. 20.02.2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuş, kurumun yetkili organı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından da Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği çıkartılmıştır.
16. 25.09.2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Zamanında ödenmeyen borçlar” başlıklı 24. maddesi ilk hâliyle “Zamanında ödenmeyen borçların tahsiline ilişkin hususlar; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında düzenlenir.
Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir.
Perakende satış sözleşmesinde belirlenen gecikme faizi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammını aşamaz.
Aynı kullanım yerine ait başka müşterilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçları, yeni müşterinin üstlenmesi talep edilemez” şeklindeyken, maddenin ikinci fıkrası 28513 sayılı ve 30.12.2012 tarihli (2. mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile “Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde, nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine, en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir. Söz konusu durum iki gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir” olarak değiştirilmiştir.
17. Somut olayda; babasına ait tarımsal sulama aboneliğinin nihai kullanıcısı olan ve davalının eylemiyle zarar gördüğü iddiasında bulunan davacının, geçmiş yıllardan ödemediği borcunun bulunduğu, bu nedenle elektrik enerjisinin 01.08.2012 tarihinde bildirimsiz şekilde on beş gün boyunca kesildiği çekişmesizdir.
18. Kesinti yapılabilmesi için nihai tüketicilere bildirim yapılması ve bildirimi müteakip en geç beş gün içerisinde elektriğin kesilmesi gerektiği düzenlemesini getiren 30.12.2012 tarihli değişiklik, eldeki davaya konu kesintinin yapıldığı tarih itibariyle henüz yürürlüğe girmediğinden, taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat hükmü yönetmeliğin yukarıda belirtilen ilk hâlidir. Buna göre elektrik dağıtım şirketleri perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapılmaması hâlinde elektriği kesme yetkisini haizdirler. Madde metninde kesinti yapma yönünde dağıtıcı şirketlere verilen yetkiyle ilgili olarak önceden bildirim gibi herhangi bir koşul yahut süre öngörülmemiştir.
19. Ne var ki bu yetki taraflar arasındaki sözleşmelerle öngörülmüş bir kararlaştırma var ise bu sınır dâhilinde kullanılabileceğinden gelinen aşamada dosyaya sunulan sözleşme hükümlerinin irdelenmesi gerekir.
20. Dosya kapsamında yalnızca önceki dağıtıcı Türkiye Elektrik Kurumu Niğde Elektrik Dağıtım Müessesesi ile davacının babası İhsan İnce arasındaki 17.08.1993 tarihli “Işık ve Ev İhtiyaçları ile Sınai İşlerde Kullanılan ve Sayaç ile Ölçülen Elektrik Enerjisinin Satışına Dair Abonman Sözleşmesi” mevcut olup bu sözleşmede borcun ödenmemesi hâli ve bu durumda elektrik kesintisi yapılıp yapılmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Bu durumda, taraflar arasında imzalanmış başkaca perakende satış sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmakla, uygulanacak mevzuatın Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin yukarıda açıklanan değişiklikler yapılmadan önceki hâli olduğu kuşkusuzdur.
21. Anılan mevzuatta ise olay tarihi itibariyle zamanında ödenmeyen abonelik borçları yönünden bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ödemelerin zamanında yapılmamış olması elektriğin kesilmesi için yeterli kabul edilmiştir. Bu durumda, davacının kullandığı aboneliğin borcu bulunması nedeniyle olay tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24/2. maddesine uygun olarak elektriğin kesildiği anlaşılmakta olup davalının yaptığı işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2021 tarihli ve 2017/3-2921 E., 2021/1159 K.; 23.12.2021 tarihli ve 2018/3-945 E., 2021/1745 K. sayılı kararlarında da aynı yöne işaret edilmiştir.
22. Diğer taraftan, dava tarihi 25.12.2012 olduğu hâlde direnme kararının başlık kısmında 05.02.2018 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
23. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
24. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

IV. SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Aynı Kanun’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 16.03.2022 tarihinde oy birliği ile ve kesin olarak karar verildi.