YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2020/80
KARAR NO : 2020/212
KARAR TARİHİ : 25.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.04.2014 tarihli ve 2011/654 E. – 2014/226 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2015 tarihli ve 2015/29745 E.- 2015/37862 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiş, direnme hükmü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği görüşüldü:
Mahkemece, kısa kararda:
“…1-Mahkememiz tarafından verilen 17/04/2014 gün ve 2011/654 Esas 2014/226 Karar sayılı kararda direnilmesine, önceki karar doğrultusunda davacıların sabit olmayan davalarının REDDİNE,…” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda:
“…1-Davacının sabit olmayan davasının REDDİNE,
2- Konulan tedbirlerin kaldırılmasına, teminatın iadesine,
3-Takip tedbir yoluyla durdurulmadığından davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE…” şeklinde hüküm kurularak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 294/3. maddesi uyarınca kararın tefhimi her hâlde HMK’nın 297/2. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.
Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak Yargıtay yoluna başvurulması ve kararın bozulması hâlinde düzeltilebilir. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olup diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma sebebi yapılması ise, 10.04.1992 tarihli ve 1991/7-4 K. sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı gereğidir.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ve buna uygun hüküm oluşturmak olup buna aykırı direnme kararı usul yönünden bozulmalıdır.
SONUÇ
Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenden dolayı usulden BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.