Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2021/507 E. 2022/483 K. 07.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/507
KARAR NO : 2022/483
KARAR TARİHİ : 07.04.2022

MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; 1990 yılında Keşan İlçesinde içkili yerler bölgesinin tespit edildiğini, İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 10.08.2005 tarihinde yayımlandığını, pavyon olarak faaliyet gösterdiği işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı verilmesine dayanak Keşan Belediye Meclisinin 08.12.2011 tarihli ve 2011/212 sayılı kararının alındığını, İçişleri Bakanlığınca Belediye aleyhine meclis kararının iptalinin ve yürütülmesinin durdurulması istemli dava açıldığını, yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini ve alınan bilirkişi raporu uyarınca sonuçta … 2. İdare Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli ve 2016/1188 E., 2017/1741 K. sayılı kararıyla işletmenin bulunduğu Çamlıca Sokağın karayollarına uzaklığının 200 metrenin altında kaldığı, Yönetmelikle belirlenen mesafe koşullarına aykırı olarak içkili yerler bölgesine dahil edildiği, kazanılmış bir hakkın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile işlemin iptaline karar verildiğini, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi’nin 16.05.2018 tarihli kararıyla altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımından reddi gerektiği şeklindeki gerekçeyle idare mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, kararın temyizi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiğini, hukuka aykırı şekilde yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini, itirazlarının reddedildiğini, kararların açıkça hukuka aykırı olduğunu, kazanılmış hakların göz ardı edildiğini, ihbar olunanların yapması gereken ilk işin davanın süresinde açılıp açılmadığını tespit etmek olduğunu, hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000TL maddi ve 1000TL manevi tazminatın 26.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, sorumluluk koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Özel Daire Kararı:
6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/2 E., 2021/16 K. sayılı kararı ile;
“…GEREKÇE: Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… İdare Mahkemesinin 2016/1188 E, 2017/1741 K sayılı dosyasının onaylı örnekleri getirtilerek incelenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 46 maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK 46. maddesine göre Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı ancak aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a)Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b)Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c)Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç)Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d)Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e)Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.
Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olgular, ihbar olunanlar tarafından yürütmenin durdurulması, itirazın reddin ve davanın kabulü ile idari işlemin iptali yönünde verilen kararların açıkça hukuka aykırı olduğu, yargılama aşamasında kazanılmış hakların ve özellikle davanın süresinde açılmadığının göz ardı edildiği iddialarıdır.
Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiştir. Davacı, HMK 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan HMK’nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş, 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gösterilen nedenlerle;
1-HMK’nun 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine,
2-HMK’nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Alınması gereken 59,30-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 187,85-TL’den mahsubuna, kalan 128,55-TL’nin istek halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için 1.000,00-TL; reddedilen manevi tazminat için 5.940,00-TL olmak üzere toplam 6.940,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına…” karar verilmiştir.
Kararının Temyizi:
7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE
8. Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.
10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.