Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2021/763 E. 2021/1379 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/763
KARAR NO : 2021/1379
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “sıra cetvelindeki sıraya ilişkin şikâyet” talebinden dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen 02.04.2015 tarihli ve 2014/1479 E., 2015/242 K. sayılı kararın bozulmasına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.03.2021 tarihli ve 2017/(23)15-1912 E., 2021/320 K. sayılı kararının, karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikâyetçi vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir.
2. Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
3. İstem, sıra cetvelinin iptaline ilişkindir.
4. Yerel mahkemece şikâyetin kabulüne dair verilen direnme kararının şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, bu karara karşı şikâyetçi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
5. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce Hukuk Genel Kurulu bozma kararının şikâyetçi … Varlık Yönetim A.Ş. vekili Av. …’a elektronik tebligat ile 04.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, Birleşim Varlık Yönetim A.Ş. vekili Av. …’un 19.08.2021 tarihinde vekâletname sunarak, 19.08.2021 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunduğu dikkate alındığında karar düzeltme isteminin süresinde olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
6. 10.04.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen … Varlık Yönetim A.Ş.’nin Bakırköy 18. Noterliğinin 06.03.2017 tarihli ve 5050 sayı ile onaylı genel kurulu kararında; Birleşik Varlık Yönetim A.Ş. ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 155/1-b ve 156. maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir olmak suretiyle birleştirilmesine, şirketin tasfiyesiz infisah suretiyle birleştirilmesine, birleşme neticesinde şirketin tasfiyesiz infisah ettiğinden ticaret sicilinden kaydının silinmesine karar verildiği, 10.04.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.’nin Bakırköy 18. Noterliğinin 06.03.2017 tarihli ve 5051 sayı ile onaylı genel kurulu kararında; şirketin … Varlık Yönetim A.Ş. ile bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir olmak suretiyle birleştirilmesine, devrolunan … Varlık Yönetim A.Ş. hisselerinin % 100’üne Birleşim Varlık Yönetim A.Ş. ortaklarının sahip olması nedeniyle sermaye artırımı yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği görülmektedir.
7. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca karar düzeltme süresi kararın tebliğinden itibaren 10 gündür.
8. 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin 1. fıkrasında (1/g) baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, 4. fıkrasında ise elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
9. Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan ve 06.12.2018 tarihli 30617 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenleyen Elektronik Tebligat Yönetmeliği 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 3. maddesinde;
“Elektronik tebligat: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmeliğe uygun olarak elektronik ortamda yapılan tebligat,
Elektronik tebligat adresi: PTT tarafından, gerçek kişiler için kimlik bilgileri, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgileri esas alınmak suretiyle tek ve benzersiz şekilde oluşturulan ve UETS’ye kaydedilen tebligat adresi,
UETS: Tebligat Kanunu ve bu Yönetmelik uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemlerini yürütmek amacıyla PTT tarafından kurulan, işletilen ve güvenliği sağlanan sistem,
Zaman damgası: 5070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde tanımlanan zaman damgası”
olarak tanımlanmıştır.
11. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda ise “Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı ifade eder.” şeklinde belirtilmiştir.
12. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5/ğ maddesinde tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar arasında “Baro levhasına yazılı avukatlar” gösterilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde elektronik tebligat adresi alma zorunluluğuna tabi olanlar için yapılacak başvuru, 8. maddesinin 1. fıkrasında PTT’nin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde elektronik tebligat adresini, gerçek kişiler için kimlik bilgilerini, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgilerini esas almak suretiyle tek ve benzersiz olacak şekilde oluşturacağı ve UETS’ye kaydedeceği, elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılmasını düzenleyen 9. maddesinde tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercinin, elektronik tebligat mesajını hazırlayarak, UETS’ye teslim edeceği, UETS’nin elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştıracağı, elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
13. Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır.
14. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye benzer bir düzenleme de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesinin 2. fıkrasında yer almakta olup, “..Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır…” şeklindedir. Bu düzenlemenin Anayasaya aykırılığı iddiası ile yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/144 esas sayılı kararında; itiraz konusu kuralın muhataplara öncelikle elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü yüklediği, bu yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğu takdirde hukukî yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybı olmayacağı, muhatabın elektronik posta adresini her gün ya da beş günden daha az aralıklarla kontrol etmesi hâlinde ise tebliğin yapılmış sayılacağı tarihten de önce tebligattan haberdar olunacağı için süre yönünden bir hak kaybı yaşanmayacağı gibi bu sürenin birkaç gün daha uzamasının söz konusu olacağı belirtilerek düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
15. Somut olayda dosya kapsamında Av. …’ın istifa ettiğine veya azledildiğine ilişkin bilgi bulunmadığı, karar düzeltme istemine konu Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının şikâyetçi vekili Av. …’a tebliğine ilişkin e-tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “Tarih 30.07.2021 Muhatap hesabına teslim edilmek üzere UETS tarafından teslim alındı, 30.07.2021 Tebligat alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına) başarılı bir şekilde konuldu, 04.08.2021 Tebligat alıcının hesabına iletilmesine müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı” şeklinde açıklamaların yer aldığı görülmektedir.
16. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9. maddesinde belirtildiği üzere UETS elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek 30.07.2021 tarihinde muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırmış olup, elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağından bozma kararının 04.08.2021 tarihinde şikâyetçi vekiline tebliğ edildiği, 10 günlük karar düzeltme süresinin son gününün cumartesi günü 14.08.2021 tarihine rastladığı, resmi tatil olması sebebiyle İİK’nin 19. maddesinin 3. fıkrası gereğince müddetin 16.08.2021 tarihinde biteceği, karar düzeltme isteminin ise yasal 10 günlük süreden sonra 19.08.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
17. Hâl böyle olunca karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle;
Şikâyetçi vekilinin karar düzeltme isteminin süre yönünden REDDİNE,
Aynı Kanunun 442/3. ve 4421 sayılı Kanunun 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 490TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar düzeltme harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 09.11.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.