YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9
KARAR NO : 2012/5590
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 23.06.2004 tarihinde tüketici kredisi sözlemesi düzenlendiğini, sözleşme kapsamında 11 ay vadeli aylık 212,00 TL taksitle 2.332,00 TL kredi kullandığını, davalının … 5.İcra Müdürlüğü’nün 2009/15749 takip sayılı dosyası ile aleyhine ypılan icra takibi nedeni ile emekli maaşından toplam 10.694,10 TL ödemede bulunduğunu, tüketici kredisi sözleşmesinin tüketicinin korunması hakkındaki yasanın 10. Maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, tüketicinin temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları, ana para, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planına sözleşmede yer verilmediğini, uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, icra dosyasına fazladan yapılan ödemelerin ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bu davada 23.06.2004 tarihinde düzenlenen sözleşme ile davalı tarafından 2.554,00 TL kredi kullandırıldığını, kredinin 12 ay vade ile aylık 212,00 TL ödemesinin kararlaştırıldığı, ihtar tarihi olan 26.10.2004 tarihine kadar ödeme yapmaması üzerine hesabın kat edildiğini, başlatılan icra takibi ile de fazla ödemede bulunduğunu öne sürerek, fazla ödemelerin istirdadını 2012/9-5590
Istemiştir. Mahkemece,ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 11 aylık taksit tutarını ödememesi nedeni ile davalı tarafından hesabın kat edilip, davacının 27.10.2004 takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğünü, temerüt tarihi itibarı ile davalı şirketin davacıdan 2.531,14 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı ve davacı aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine davacının yaptığı ödemeler borçlar yasasının 84. Maddesi kapsamında faize mahsup edilerek dava tarihi itibari ile davacının davalıya 1.957,79 TL asıl alacak 1.592,74 TL işlemiş faiz ve BSMV olarak toplam 3.630,17 TL borçlu olduğu istirdada konu alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece faiz hesabı yapılmıştır. 4077 sayılı yasanın 10/2.maddesinde “kredi veren taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüre düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacelliyet uyarısında bulunması gerekir” hükmü bulunmaktadır. Davacı banka icra takibinde, tüketici kredisinden kaynaklanan bakiye borcun tamamını istemiş isede, bakiye borcun tamamını isteyebilmesi ancak 4077 sayılı yasanın 10/2.maddesindeki şartların oluşması halinde mümkün olup, bu şartların oluşmaması halinde ancak vadesi gelen ödenmeyen taksitleri ve ferilerini talep etme hakkına sahiptir. Öyle olunca mahkemece öncelikle, kullanılan tüketici kredisi ile kredi kartına ilişkin tüm ekstre örnekleri, ödeme belgeleri ve diğer bilgi ve belgeler bankadan ve davalıdan sorulup alınarak, tüketici kredisi için az yukarıda açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle, kredi kartı içinde, davalının itirazında belirlenen hususlarıda karşılayacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden, taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olacak şekilde gerekçeli rapor alınarak ve ödeme savunması üzerindede durularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.