Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20484 E. 2013/17437 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20484
KARAR NO : 2013/17437
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi ihmal, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, Borçlu … vekili sıfatıyla 2007 yılında Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nde yürüttüğü toplam 145 adet dosyada müvekkili kurum tarafından kendisine yetki ve talimat verilmediği halde, 30.09.2009 tarihinden 09.10.2009 tarihine kadar toplam 1.094.253,80 Türk lirası tahsil ettiği, bilahare müvekkili kurumun hesabına 10.11.2009 tarihinde 142.110,55 Türk lirası, 11.11.2009 tarihinde 137.046,73 Türk lirası yatırdığı, bakiye kısmını ise müvekkili kuruma vermeyerek haksız menfaat sağladığı gibi, alacaklı katılan kurum vekili sıfatıyla takip ettiği Ankara 9. İcra Müdürlüğü’ndeki toplam 45 adet dosyada kendisine borçlulara ödeme emri gönderilmesi için masraf verilmesine rağmen tebligat pullarını vermeyerek borçlulara ödeme emri gönderilmesini engellediği ve takiplerin işlemsiz kalmasına ve bu suretle müvekkili kurumun zarara uğramasına sebep olduğu olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açığa çıkarılması bakımından; sanığın, katılan …’nde kaç yıldır avukat olarak çalıştığı, şikayete konu takip dosyalarında vekaletnamesinin ve yetkisinin bulunup bulunmadığı, takip ettiği dosyalarda avukatlık ücretinin ne şekilde belirlendiği ve dosya başına ne kadar olduğu, yaptığı takip masraflarının miktarının ve ne miktar üzerinde hapis hakkı olduğunun tespiti yapılıp ilgili belgeler toplandıktan sonra dosyanın alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek belirlenen konularda rapor alınmadan taraflar arasında görülen avukatlık ücetine ilişkin Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/428 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.