YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24218
KARAR NO : 2013/9027
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suçu bildirmeme, iftira ()değişen suç vasfı ile suç uydurma )
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet, red
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında İftira, (değişen suç vasfı ile suç uydurma) sanık … hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemenin 12.02.2009 günlü duruşmasında, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve kamu davasına katılmak istediğini beyan eden müşteki kurum vekilinin sanık …’nin üzerine atılı iftira suçu ve sanık …’in üzerine atılı yetkili mercilere suçu bildirmeme suçu yönünden talep eden kurumun doğrudan doğruya bir zararının bulunmadığı sebebiyle katılma talebi reddedilen şikayetçinin, suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve hükmü temyiz etme yetkisi olmadığı nedeniyle, temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2009 tarih, 2008/557 Esas, 2009/44 Karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ek kararının ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin Garanti Bankası … Şubesindeki çek hesabı üzerinden bir adet 6000 TL bedelli çeki keşide ederek arkadaşı olan mağdur …’e verdiği, mağdurun da bu çeki ciro ederek,
Kara Kuvvetleri Komutanlığı… Komutanlığı Kantin Başkanlığına, kazandığı gıda ihalesinde kati teminat olarak verdiği, çek keşidecisi sanık …’nin de bu durumu baştan beri bildiği, mağdurun vergi borçları nedeniyle ihale sözleşmesi gereği Tugay Komutanlığı Kantin Başkanlığından olan alacaklarına haciz konulması üzerine mağdurun müracaat ederek tek taraflı olarak sözleşmeyi fesettiğini kantin başkanlığına bildirdiği, bunun üzerine Tugay Komutanlığı Kantin Başkanlığını temsilen müştekiler … ve …’ın kati teminat olarak verilmiş olan suça konu çeki Garanti Bankası … Şubesine ödenmek üzere ibraz ettikleri, bankada bu işlerde görevli tanık … ın çek hesabını kontrol ettiğinde karşılığının olmadığını tespit ettiği ve keşideci Medeni yi telefonla arayarak bilgi verdiği şüpheli Medeni nin banka şubesine geldiği ve müştekilerle görüşerek 3-4 gün içerisinde çek bedelini ödeyeceğini söylediği ancak çekinin çalındığı gibi bir iddiada bulunmadığı, kendisine 3-4 gün müsaade edildiği sanığın bu süre içerisinde çek bedelini ödemediği gibi yine bu süre içerisinde 11/12/2007 günü 5-6 ay kadar önce 6000 TL bedelli olarak keşide edip, imzalayarak işyerindeki çekmecesine bıraktığı suça konu çekinin kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çalındığını ertesi gün farkettiğini beyan ederek C.Başsavcılığına dilekçe ile müracaat ederek şikayete bulunduğu,aynı gün çekinin çalındığını bu nedenle ödenmemesi için Garanti Bankası … Şubesine müracaat ederek ödemeden men talimatı verdiği ve çekinin çalındığını bildirdiği ve çek bedelini ödemediği, böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın mağdur …’ye ihale süresi boyunca teminat olarak kullanması için hatır çeki verdiği, bu çekin tahsil edilebileceğini öngörmediği, nitekim mağdur …’nin ihalenin bitim aşamasına 2-3 gün kala fesh edip teminat çekinin iadesini istediği, üst komutanlığın emri ile çekin kantine irad kaydına karar verildiği için bankaya ibraz edildiği, askeri kantin başkanlığını dolandırmak ve zarara uğratmak şeklinde suç kastı ile hareket etmediği gerekçesi ile beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.