Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10040 E. 2021/10916 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10040
KARAR NO : 2021/10916
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2019 tarih ve 2016/12266 Esas, 2019/6313 Karar sayılı ilamı ile onanmasına – bozulmasına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 126 ada 8 parsel sayılı ve 6.005,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, su kuyusu ve tarla vasfıyla … adına; 126 ada 9 parsel sayılı ve 375,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tek katlı kargir ev ve tarla vasfıyla … adına; 126 ada 40 parsel sayılı ve 7.085,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve iki adet su kuyusu vasfıyla … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, çekişmeli 126 ada 8, 9 ve 40 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü hakkında, davaya konu kısımlarının davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptali ve maliki olduğu 126 ada 39 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 126 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline; 126 ada 40 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 05.01.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 181,87 metrekarelik kısmın çıkartılarak 126 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi ile 126 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 4.601,51 metrekare olarak davacı … adına tespit ve tesciline; 126 ada 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan su kuyusunun her iki parselin müşterek kullanımında olduğuna dair şeklinde beyanlar hanesine, şerh olarak düşürülmesine; 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 05.01.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 21,44 metrekarelik kısmın çıkartılarak 126 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenilmesi ile 126 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 4.601,51 metrekare olarak davacı … adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesi’nin 2016/12266 Esas, 2019/6313 Karar sayılı ilamı ile “ 1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün dava dışı 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 19.10.1998 tarih ve 4 sıra nolu tapu kaydına ait tescil haritası kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre, davalı …’in 126 ada 9 sayılı parselle ilgili yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2- Davacı …’in dava konusu 126 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazına gelince; Davacının, 126 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2000 yılında davalı …’in annesi … satışı sırasında tahminen 200 metre yol bırakıldığını ileri sürdüğü, Mahkemece, fen raporunda belirtildiği üzere tescil haritasında ve ortofoto haritası üzerinde fiili bir yolun görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı …’ in, annesi tarafından taşınmazın satışı esnasında davacıya yol olarak bırakıldığını 27.05.2015 tarihli duruşmada kabul ettiğini beyan ettiği açıklanarak, öncelikle yol olarak tespiti istenilen yerin (davalı ve davacı tarafça müşterek olarak kullanılacak yol olup olmadığı ya da sadece davacı tarafa ait özel yol olup olmadığı) açıklığa kavuşturulması, daha sonra davalı tarafın kabul ettiği sınıra göre özel yol olarak paftasında gösterilmesi gerekirken, Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilerek, temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA” karar verilmiş; davacı … vekili tarafından 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak karar düzeltme dilekçesiyle temyiz incelemesi isteminde bulunulmuştur.
Yukarıda ayrıntısıyla yazılan karar düzeltme istemine konu Yargıtay ilamının 2 nolu bendinde, davacı …’in temyiz inceleme isteminin kapsamı 126 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile sınırlandırılmış ve bu kapsamda temyiz incelemesi yapılmış ise de, davacının temyiz dilekçesinin incelenmesinde 126 ada 8 parselin yanı sıra; açıkça dava konusu 126 ada 40 parsel sayılı taşınmazında temyize konu edildiği, ancak temyiz incelemesi sırasında bu parsele ilişkin olarak temyiz incelemesi yapılmadığı anlaşıldığından, davacının 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz incelemesi yapılmasına yönelik isteminin kabulüne karar verilerek, dava konusu 126 ada 40 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz incelemesi yapılmıştır.
SONUÇ: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre davacı tarafın 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelen ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün bu parsel yönünden de Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/12266 Esas, 2019/6313 Karar sayılı ilamının (1) nolu bendine ilaveten ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.