YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15476
KARAR NO : 2021/10954
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarih ve 2017/391 Esas, 2021/4185 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 35 ve 36 parsel sayılı 373.62 ve 369.85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü olduğu belirtilerek sırasıyla … ve … adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir.
Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, taşınmazın dedeleri … adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların payları oranında … mirasçıları … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarih ve 2017/391 Esas, 2021/4185 Karar sayılı ilamıyla onanmış olup, iş bu onama ilamına karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre sair karar düzeltme talepleri yerinde değildir.
Ancak; çekişmeli 118 ada 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazların tek katlı ahşap ev ve bahçesi niteliği ile tespitleri yapılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır.
Yapılan keşifte alınan beyanlara göre, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, taşınmazlar üzerinde bulunan evlerin kadastro tespitinden önce davalıların kendi murisleri olan ölü tespit malikleri tarafından yapıldığı belirlenmiş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 19/2. maddesi gereği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine dair hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususta bir hüküm kurulması gereğinin düşünülmemiş olması isabetsiz olup, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü gerektiği halde, bu husus gözden kaçırılmak suretiyle sehven onanmış olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2017/391 Esas, 2021/4185 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.