YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2782
KARAR NO : 2011/3307
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 06.04.2010 gün ve 2010/2917-3893 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı ve müdahil vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü,126 ada 9 sayılı parselin vakfiye kapsamında kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemiştir.
Davaya müdahil olan Hazine ise dava konusu yerin yayla olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı Vakıflar idaresinin davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile yayla olarak tesciline karar verilmiştir.
Hüküm Dairemizce eksik inceleme nedeniyle bozulmuş olup davacı Vakıflar idaresi ve müdahil Hazine vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Hüküm tarihinden sonra 14.3.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmü gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesi eklenmiştir. Aynı yasanın 3. maddesi ile de 3402 sayılı Kadastro Kanununa geçici 10.madde eklenerek bu madde hükmü ile de yukarıya metni alınan 12/3 maddesinin son cümlesi hükmünün yürürlük tarihi olan 14.3.2009 tarihinden önce açılan ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür.
Getirilen yasal değişiklik, yargı yoluna başvurmada hak düşürücü sürenin yeniden düzenlenmesine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında göz önünde tutulması gereken zorunlu hükümlerden olmakla ve eldeki dava, özeti yapılan son yasal değişiklikten önce açılıp hükme bağlandığına göre bu yasal değişiklikler karşısında tarafların hukuki durumları tekrar değerlendirilerek yeni bir hükme bağlanması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece yeni bir değerlendirme yapılması ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılması halinde davanın reddine, sürenin geçmemiş olduğunun anlaşılması halinde ise 06.04.2010 tarihli ve 2010/2917-3893 sayılı bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmasının sağlanması bakımından karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, 16.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.