YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1974
KARAR NO : 2010/3545
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 5 ve 7 parsel sayılı 4233.79 ve 12782.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit ve tesçil edilmiştir. Davacı … … terekesi temsilcisi … vekili, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydının yüzölçümü ile davacı adına tespit gören 137 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü arasındaki farkın hesap hatasından kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf, 19720 metrekare yüzölçümündeki 20.11.1951 tarih ve 221 sıra sayılı tapu kaydına, davalılar ise 4000 metrekare yüzölçümündeki 20.1.1958 tarih ve 370 sıra sayılı tapu kaydı ile 11000 metrekare yüzölçümündeki 21.6.1948 tarih ve 45 sıra sayılı tapu kaydına dayanmışlardır. Davacı dayanağı tapu kaydı Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.08.1951 tarih, 1951/610-873 sayılı kararı ile hükmen oluşmuştur. Davalı dayanağı tapu kayıtlarından 20.11.1951 tarih ve 221 sıra sayılı tapu kaydı toprak komisyonu tarafından, 21.06.1948 tarih ve 45 sıra sayılı tapu kaydı ise iskan yolu ile oluşturulmuştur. Taraf tapularının dayanağı haritalar getirtilip yöntemince kapsamları belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davacı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamının hasımsız olması nedeniyle, tesçil ilamının davalıları bağlamayacağı gözönüne alınmalıdır. Taraf tapularının dayanağı haritaların uygulama kabiliyetlerinin bulunmaması durumunda ise tapu kayıtlarının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, taraf tapularının uygulaması ve zilyetlik araştırması birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar
verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.