YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17208
KARAR NO : 2012/45
KARAR TARİHİ : 13.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının prim kesintilerine göre tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/06/1994 –01/05/1996 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile tespit kararı kesinleştikten sonra davacının Kuruma başvurarak emekliliğini isteyebileceğinden emeklilik hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasanın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
…’un işbu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasanın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T. … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.05.1996 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalı olarak Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı, , davacının tütün ürünü teslim etmesi nedeniyle 10/04/1996, 28/05/1997, 14/07/1998, 21/04/1999, 20/06/2000 ve 10.08.2001 tarihlerinde ürün bedelinden prim kesintisinin yapıldığı, 01.01.1995-01.01.1997; 01.01.1997-01.01.2002 tarihleri arasında Ziraat Odası kaydının bulunduğu, tespit kararı verilen 1994 ve 1995 yıllarında prim kesintisinin bulunmadığı gibi 2926 sayılı Yasanın 10.maddesine göre davacının zirai faaliyetini kanıtlayan zirai kaydının da başlı başına davacının Tarım … sigortalısı olarak kabulüne yeterli bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Kurum tarafından kabul edilmeyen 01.06.1994-01.05.1996 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.