YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13373
KARAR NO : 2013/13618
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 162 ada 2 ve 31, 166 ada 13, 16, 26, 33, 46, 63, 68, 79, 96 ve 108, 167 ada 7, 174 ada 4, 176 ada 1, 4, 40, 44, 53, 76, 90, 95, 111, 114 ve 139, 178 ada 6 ve 9 parsel sayılı 2829.69, 4001.76, 3481.90, 8484.34, 1033.73, 1989.21, 2187.38, 15330.37, 1612.06, 2619.19, 1522.09, 2114.60, 6312.89, 100.88, 1759.60, 4648.62, 1410.97, 958.52, 1670.25, 5104.82, 3733.62, 372.64, 684.26, 435.39, 2371.42, 1930.05 ve 913.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif gideri yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve bu haliyle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kesin süreye ilişin hükümlerin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, ara kararında ve bu ara kararına istinaden çıkartılacak meşruhatlı davetiyede; hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişilere ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, taşınmaz başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 01.11.2012 tarihli keşif ara kararında, anılan hususlara tam riayet edilmediği gibi yerel bilirkişi listesinde adı geçenlerden birisinin zabıta tarafından keşif mahallinde hazır edilmesine karar verilmiştir. Yerel bilirkişilere yapılacak tebligat giderlerinin ve ücretlerin kalemler halinde gösterilmemesi ve yöntemine aykırı şekilde keşif mahallinde hazır edilmelerine karar verilmesi doğru değildir. Bu haliyle kesin süreye ilişkin ara kararın yöntemine uygun olduğu kabul edilemez. Yöntemine uygun olmayan ara kararına dayanılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.