Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9461 E. 2013/15413 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9461
KARAR NO : 2013/15413
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi, Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2011/434 sayılı talimat dosyasından 16.12.2011 tarihinde kendisine ait işyerindeki malinelerin haczedildiğini belirterek, haczin kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczedilen makinelenin tüzel kişiliğe ait olduğunu ,davacının dava açmakta ehliyetinin olmadığını ve davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, haczin talimatla Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü’nce yapıldığı, İİK’nun 4.maddesi gereğince davanın şikayete konu işlemi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği bu hususun kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde olduğundan ve asıl takip Pazarcıkta başlatılan takiple ilgili şikayetin Pazarcık İcra Mahkemsinde görelmesi gerektiği, kesin yetki 6100 sayılı HMK’nun 114/ç maddesi gereğince dava şartı sayıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekilince temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nin 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Basit yargılama usulüne göre yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ancak cevap dilekçesinde (HMK m.19/2) ileri sürülmesi gerekir. Kesin yetki kuralı bulunmadığı durumlarda, hakim doğrudan yetkisizlik kararı veremez. Eldeki dava HMK’nin yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. HMK’de mahcuz mala ilişkin İstihkak davaları ile ilgili usul ve esaslar belirlenmemiştir. Ancak halen yürürlükte olan İİK 50.maddesi ise yetki konusunu düzenlerken HUMK’ye atıf yaparak kıyas yoluyla tatbik olunacağını öngörmüştür. Dava ve haciz tarihin
de yürürlükte bulunan HMK’nin yetkiyi düzenleyen 5 ila 19 maddeleri arasında eldeki dava ile ilgili kesin yetki kuralı öngörülmemiştir.
Diğer yandan İİK 4.maddesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılacak itiraz ve şikayetleri incelemeye bu icra ve iflas dairelerinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinin yetkili olduğunu bildirmiş, ancak koşullarının oluşması halinde İİK 79.maddesinde yetkiyle ilgili istisnai hüküm olarak getirilmiştir. Buna göre haciz, talimat yoluyla yapılmış ve haciz istemi genel nitelikli olup nokta haciz istemi değilse talimat icrasının işlemine yönelik itiraz ve şikayetleri inceleme talimat icrasının bağlı olduğu icra mahkemeleri yetkili olacaktır. Gözden kaçırılmaması gereken bir konuda haciz talimatla yapılsa bile icra memurunun İİK 96-97 maddesi uyarınca presedürü uygulamasına ve haczin 97 veya 99.maddelerine göre yapılmasına yönelik itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra mahkemesinin yetkili olduğudur.
Bu durumda, davalı alacaklının yetki itirazında bulunmadığı gözetilerek davanın esasının incelenmesi ve bu arada dava konusu haczin 16.12.2011 tarihinde davacı 3.kişinin işyerinde ve sorumlu çavuş… huzurunda gerçekleştiği ve haciz tutanağına göre 103 davetiyesi mahalle bırakıldığı İİK’nun 96.maddesi 3.fıkrasında belirtilen haczi öğrenme ile ilgili karine de dikkate alınak, davanın süresinde açılmadığı da dikkate alınmadan, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.