YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11377
KARAR NO : 2011/7397
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 01.01.2007 tarihli Aracılı İhracat Sözleşmesi ile davalı şirketin üretim ve/veya tedarik suretiyle hazırladığı malların kendisi tarafından tayin edilecek alıcıya/alıcılara dış satımının davacı şirket üzerinden geçirilmesi konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin söz konusu sözleşme kapsamında 30.06.2008 tarihi itibariyle toplam 87.128,29 TL’ye baliğ olmuş KDV ön ödemesinden kaynaklı borcunu keşide edilen ihtarnameye rağmen ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sözleşmenin geçerlilik tarihinin 31.12.2007 olarak belirlendiğini, sözleşmenin bitim tarihinde yenilenmediğini, müvekkilinin davacıya borcu değil, alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı şirketin davalı şirketin cari hesabına yapılan KDV ön ödemeleri nedeniyle alacaklı olduğu, bu hususta delil sözleşmesi niteliğindeki davacı şirket kayıtlarının da davacı iddiasını doğruladığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin KDV uygulaması başlıklı 8.maddesinde ise davacı sektörel çatı şirketinin KDV’den sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, esas itibari ile tekstil sektörü dış ticaret politikası gereği daha avantajlı olduğu için ihracat işlemlerini davacı … şirketi üzerinden yapan davalı şirketin kendisi adına yapılan söz konusu ödemelerinden dolayı ödemeyi yapan GSD şirketine bu ödemeleri yapmakla yükümlü olduğu, uygulanan faiz oranının da taraflar arasındaki akde ve hukuka uygun olduğu, davadan sonra yapılan 12.517,08 TL’lik ödemenin mahsubunun icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına, alacağın likit, davalının takibe itirazının haksız bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;İİK’nun 67/2.maddesi uyarınca, borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen miktar üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmolunması gerekirken mahkemece bu yön gözardı edilerek davadan sonra ödenen 12.517,08 TL düşülerek bakiye 76.637,13 TL alacak üzerinden davacı alacaklı yararına eksik icra inkar tazminatına hükmolunması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.