YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2292
KARAR NO : 2012/13798
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, taraflar arasında imzalanan 09.04.2001 tarihli Doğu Gaz Alım Satım Sözleşmesinin bazı maddelerinin Anayasa’nın 10.maddesinde, kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeni ile iptali, bu yönlere ilişkin çıkartılan muarazanın men’i ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile davalıya 112.364,714 Dolar borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının sözleşmenin müzayaka altında imzalandığını ileri sürdüğünü, bu durumun doğru olmadığı gibi, hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini, protokol imzalayarak borcu ödemek istediğini, sözleşmenin süresinin beş yıl olup 31.12.2005 tarihinde sona ereceğini, fazla fiyatla gaz satıldığı iddiasının maddi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını, müvekkilinin kamu kurumu olup birçok merci tarafından hesap denetimine tabi olduğunu, fiyatları zaten EPDK’nın belirlediğini, EGO yetkililerinin huzuru ile sayaçların kontrol ve ölçümlerinin yapıldığını, davacının borçlarını ödememek için bu davayı açtığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre; davacı kamu hizmeti yapmakta ise de faaliyetlerini özel hukuk kurallarına tabi olarak yaptığından tacir sayıldığını ve basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiği bu nedenle Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında yer alan genel hükümler arasına dahil olmayan genel işlem şartlarından yararlanmasının düşünülemeyeceği, davalının fiyat değişikliklerini müşterilerine yansıtmak durumunda olduğunu, gabin iddiasını bir yıllık hak düşürücü sürede dile getirilmediği, edimler arasında aşırı dengesizlik bulunmadığı, subjektif unsurun gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 21.09.2010 tarihli kök rapor ile 10.02.2011 tarihli ek rapor da gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.