Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9770 E. 2012/1425 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9770
KARAR NO : 2012/1425
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tük. Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki bedel iadesi ve maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, davalı şirketten satın alınan kabinli jeneratörün ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ise aynı model ayıpsız bir jeneratörle değiştirilmesi ve ayrıca malın ayıplı olması sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğini, süresinde bir ayıp ihbarının bulunmadığını, malın iade edilmesinin koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre tüketici davacının satın aldıktan sonra 2 yılı aşkın süre sürekli olarak arıza yapan ürünü kullanamadığı, arızanın 3-4 defadan fazla süreklilik arz ettiği, bu durumda davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesindeki ürün bedelini ve uğradığı maddi zararları talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temiz edilmiştir.
Taraflar tacir olduğundan somut olayda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uygulanamaz. Nitekim yerel mahkemin 13.03.2009 tarihli ara kararında bu durum gözetilerek davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması kararlaştırılmıştır. Ne varki bu ara kararına rağmen sonraki duruşma tutanaklarının bir kısmında ve gerekçeli kararda “Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla” ibaresine yer verildiği gibi, gerekçeli kararda 4077 sayılı yasa hükümleri gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm oluşturulmuştur. Tarafların sıfatı gözetilmeden gerek görev yönünden gerekse uygulanacak mevzuat açısından yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.