YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5924
KARAR NO : 2012/17701
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirketin davalı kurumun açtığı ihaleyi kazandığını, hakedişlerin müvekkiline ödendiğini, ancak davalının müvekkile gönderdiği 17.07.2009 ve 22.10.2009 tarihli yazılarda, 01.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren 15.05.2008 tarih ve 5763 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (ı) bendi uyarınca özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanılması halinde hazine tarafından karşılanan prim tutarının yüklenicinin hakedişinden kesilmesi gerekeceği, yapılan incelemede 2009 yılı 3 aylık veri girişi ve hasta yönlendirme hizmeti alımı ihalesi için ocak, şubat ve mart aylarında hakedişlerden kesintinin yapılmadığının saptandığı, bu nedenle üç ay için toplam 13.057,18 TL’nin davalının Saymanlık Müdürlüğüne yatırılması gerektiğinin müvekkile bildirildiğini, oysa 5510 Sayılı Kanun’unun 81.Maddesi’nde, müvekkil ve benzeri işyerlerine aleyhine değil, lehine bir teşvikten söz edildiğini, paranın iadesi isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 13.057,18 TL paranın iadesinin gerekmediği ve bu miktar için müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 25.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ”Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 4. madde hükmü gereği 506 sayılı kanun uyarınca işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak ödemelerde dikkate alınmak suretiyle hazinece karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesileceğinin öngörüldüğünü, kesintinin doğru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; Kamu İhale Kurulu tarafından 25.10.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ”Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in, 5763 Sayı Yasa’nın 24. maddesi ile 5510 Sayılı Yasa’nın 81. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendine aykırılık teşkil ettiği, bu yasa ile verilen teşviğin özellikle ekonomik kriz sebebi ile tamamen yüklenicinin menfaatine olduğu, bu teşvikin kamu kurumu menfaaatine olacak şekilde uygulanmasının düşünülemeyeceği, bu durumda davalının davacıdan kestiği ve iadesini istediği % 5 SGK primiyle ilgili verdiği kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kurum tarafından kesinleşen fatura mukabilinde davacıya ödenen ancak sonradan geri istenilen 13.057,18 TL’nın iadesinin gerekmediği ve davacının bu miktar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilllerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delilllerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna ugun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.