Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/11388 E. 2006/16018 K. 06.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11388
KARAR NO : 2006/16018
KARAR TARİHİ : 06.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya ait aracı 5500 dolar karşılığı 3.300.000.000 Tl.na satın almak için 23.7.2001 tarihli haricen düzenlenen sözleşmeyi akdettiklerini, 3000 doları ödediğini, 3.300.000.000 Tl.bedelli bonoyu ödemediğini, davalının yaptığı icra takibi sonucu 3.458.000.000 Tl. ödemek zorunda kaldığını, ancak davalının devri vermediğini ve dava dışı şahısların aleyhine açtığı dava sonunda aracın elinden alındığını belirterek 3000 dolar ve 3.458.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, aracı sattığı dava dışı … Uçman’ın akrabasının bu arac ile kaza yaptığını, akabinde …’in bu aracı davacıya sattığını, ancak davacının devri almaya yanaşmadığını, …’in kendisine satış bedeline karşılık verdiği bono yerine davacının 5500 dolarlık bonoyu verdiğini, bononun bir kısmını ödeyen davacının bakiye 3.300.000.00 Tl. içinde yeni bir bono verdiğini, akabinde … Uçman’ın yeğeninin yaptığı kaza sonucunda aleyhine açılan dava sonundaki icra takibinde aracın haczedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.300 YTL”nin 4.7.2002 tarihinden itibaren, ,3000 USD’ın 2000 usd Lık kısmının 23.7.2001, 1000 USD ‘lık kısmının 11.8.2001 ödeme tarihlerinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtariyle mütemerrit olur. Davacı, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiş olduğuna göre, hükmedilen miktarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 1.bendinde yazılı “.. ödeme tarihi olan 4.7.2002,” söz ve rakamlarının karardan çıkartılmasına yerine “..dava tarihi olan 29.6.2004” söz ve rakamlarının yazılmasına,yine hüküm kısmının 2.bendinin ikinci kısmının hükümden çıkartılarak yerine “kabul edilen döviz cinsi 3000 doların dava tarihi olan 29.6.2004 tarihinden itibaren devlet bankalarının … doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiz oranı nispetinde faiz yürütülmesine ”söz ve rakamlarının yazılmasına hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.