YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12963
KARAR NO : 2011/13603
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, iki adet çeke dayalı olarak toplam 2.639.21 TL alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çeklerden dolayı ödeme yaptığı tarih ile takip tarihi arasında 6 aylık zamanaşımı süresi geçtiği gibi davanın da zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın TTK-726/2 maddesi uyarınca çek lehdarının ödediği bedelin rucuen keşideciden tahsili istemine ilişkin olup anılan yasa hükmünde belirtilen 6 aylık zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de yerel mahkemenin 23.8.2010 tarihli ek kararı ile kesinlik sınırında kaldığı gerekçesi ile temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu ek karar da temyiz edilmiştir.
1- Dava, itirazın iptali davası olup davanın temelini oluşturan icra takibin de toplam 2.639.21 TL talepde bulunulmuştur. Hüküm tarihi itibariyle bu miktar kesinlik sınırı üzerinde olduğundan hükmün temyiz olanağı bulunduğu halde mahkemece kesinlik sınırı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 23.8.2011 tarihli ek kararın kaldırılarak hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, ve özellikle davacı vekilinin 10.06.2010 tarihli oturumda bu davada temel ilişkiye dayanmadıkları yolundaki imzalı beyanı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.