Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2257 E. 2022/10776 K. 26.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2257
KARAR NO : 2022/10776
KARAR TARİHİ : 26.09.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH : 20/02/2018

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 19/11/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/02/2018 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen 31/01/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davacıya ait arsanın idari sınır değişikliği sonrası Esenyurt ilçesinde kaldığı, davalı … Belediyesinin 1999-2001 yılları arasında davacının arsasının üzerinden yol geçirdiğini, yolun arsaya göre üstte kaldığını, yol yapımı sırasında yolu sağlamlaştırmak için oluşan hafriyatın davacının arsasına döküldüğünü ve halen bu moloz ve toprağın taşınmazı işgal ettiğini, daha önce davalı aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, haksız eylemi gerçekleştirenin davalı … olduğunu, davalı tarafından yığılan moloz ve toprağın kaldırılması maliyeti ile perde beton yapılması maliyetinin bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını belirterek, belirsiz alacak davası olarak uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, miktar artırım dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili; yolun düz bir arazi üzerinde bulunduğunu, davacının arsasına toprak yığılmasının sebebinin, davacıya ait parselin eğimli bir yapıya sahip olmasından kaynaklandığını ve belediyenin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacının müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiş, davacının miktar artırım istemine karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davalı tarafından yapılan yol çalışması sırasında plan ve proje dışında davacıya ait parsele zarar verildiği ve hafriyat döküldüğünün sabit olduğu, bu zararın haksız fiile dayalı olarak talep edilmesi nedeniyle gerçek zararın tazmin edileceği ve alınan bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulüne 83.752,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davanın belirsiz alacak davası olduğu, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 107/2. maddesi uyarınca bedel artırım dilekçesinin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadığı ve ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığından, cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş olan zamanaşımı
def’inin bedel artırım dilekçesine karşı sunulan itiraz dilekçesiyle ileri sürülmesinin karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça mümkün olmadığı, dosyada böyle bir açık muvafakat bulunmadığı, ayrıca taşınmaza vaki müdahalenin de devam ettiği, belediye tarafından yapılan yol yapım çalışması sırasında davacıya ait taşınmaza moloz ve toprak döküldüğü, bu suretle plan ve proje dışında kalan davacıya ait parsele zarar verildiği, sonradan yapılan idari sınır değişikliğinin haksız fiil sorumluluğunu değiştirmeyeceği, bilirkişi raporuna göre moloz ve toprağın bitişiğindeki asfalt yola zarar vermeden kaldırılabilmesi için öncelikle yol kenarına betonarme perde duvar inşa edilmesi gerektiği, bu duvarın hangi özelliklerde yapılması gerektiğinin raporda ayrıntılı olarak belirtildiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, duvar yapıldığı takdirde davacının taşınmazını fiilen kullanabileceği, bilirkişi raporunda belirlenen hafriyatın kaldırılmasına ilişkin bedel ile perde beton duvar inşasına ilişkin bedele dair bir itiraz ileri sürülmediği, bu nedenle tazminat miktarına ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve aşağıda dökümü yazılı 4.236,12 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.