Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6125 E. 2009/7380 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6125
KARAR NO : 2009/7380
KARAR TARİHİ : 10.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : …’na vekaleten …

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.11.2009 Salı günü davacı … tarafından gelen olmadı. Davalı … AŞ vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın çalındıktan sonra pert olarak bulunduğunu, davalı şirketin poliçe teminatını ödemediğini ileri sürerek, dava dilekçesi ile 1.000,00 YTL’nin 21.04.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile 27.300,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin priminin ilk taksitinin ödenmediğini, davacının ödeme yaptığı şirketin müvekkilinin acentesi olmadığını ve ıslah dilekçesinin 2 yıllık zamanaşımından sonra verildiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay tarafından, prim tahsil eden tali acentenin, asıl acente ile bağlantısı olup olmadığının ve prim tahsil etme yetkisi bulunup bulunmadığının veya filen bu yetkisinin benimsenip benimsenmediğinin şirket ve acente kayıtlarından araştırılması gerektiği ve ıslah tarihinin zamanaşımından sonra olduğu definin üzerinde durulması gerektiği gerekçesi
../…

– 2 –
2009/6125
2009/7380

ile karar bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, acentenin yazısına göre, tali acente olarak kabul edildiği ve prim tahsil ettiğinin anlaşıldığı, ve zamanaşımının 10 yıl olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 1.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ve 26.300,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait araç davalı nezdinde kasko sigortalı iken çalınmış olup, uyuşmazlık aracın çalındığı tarihte sigorta primi ilk taksitinin ödenip ödenmediği, dolayısıyla, zararın teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay tarafından, prim tahsil eden acentenin prim tahsiline yetkili olup olmadığının, şirket ve acente kayıtları üzerinde araştırılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yeniden hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, bozma ilamı gereğince, hem acente, hem de sigorta şirketi kayıtları üzerinde araştırma yapılarak, sigorta şirketinin, acentenin prim tahsiline yetkili olduğunu kabul ettiği ya da fiilen bu durumu benimsediğinin anlaşılması halinde, acentenin prim tahsil ettiği tarihte sigorta teminatının başladığı, aksi halde poliçe priminin riziko tarihinden sonra ödendiğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bozma hükmü gereği tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-TTK’nun 1268’inci maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları C.9’uncu maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar iki yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise, aynı yasanın 1299’unca ve Genel Şartların B.1.1’inci maddesine göre sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günü olmaktadır. Fazlaya ilişkin hak saklı
../…

– 3 –
2009/6125
2009/7380

tutularak kısmi dava açılması halinde ise zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilip, saklı tutulan kısmı için işlemeye devam eder. Bu itibarla; ıslah talebine karşı davalı vekilinin zamanaşımı savunması üzerinde durularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile ıslah tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değil, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … A.Ş yararına BOZULMASINA, 625.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.