Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1345 E. 2008/2660 K. 20.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1345
KARAR NO : 2008/2660
KARAR TARİHİ : 20.05.2008

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de davada aleyhine hükmedilen miktar karar tarihi itibariyle duruşma sınırının altında kaldığından duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kaska sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek 8.664.00.YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 8.664.00.YTl’sı tazminatın 21.9.2004 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve sigortalı aracın hasar bedeline ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava TTK.1301.maddesinden kaynaklanan halefiyete dayalı olarak hasar bedelinin zarar verenden tahsili için açılan rücuen tazminat davası olup, sigorta ettirenin kendisine zarar verene açacağı davanın, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Dolayısıyla, öncelikle riziko karşılığının sigortalıya
ödenmesi gerekir. Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının, halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Dosyada mevcut ibraname,mutabakatname ve tazminat makbuzu belgesine göre halefiyet tarihinin 7.03.2005 olduğu anlaşılmakla bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde 21.09.2004 tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmayıp isabetsiz ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birinci bendinde yazılı “tazminatın ödeme tarihi 21.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” tümcesinin hüküm fıkrasında çıkarılarak yerine “ tazminatın 07.03.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” tümcesinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 454.75.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı ….’tan alınmasına 20.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.