Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3348 E. 2009/6273 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3348
KARAR NO : 2009/6273
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’un alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Ankara, …., … Köyü, 682 ve 940 parselde kayıtlı taşınmaz hisselerini boşandığı eşi davalı …’a 26.9.2007 tarihinde sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığı gibi, borçlunun borcu karşılayacak mal varlığı olduğunu, alacağın muvazaalı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …,tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, davalılar … ve …’un Ankara 10.Aile Mahkemesinin 2006/1277 esas sayılı ilamı ile boşandıkları, ilamın 30.1.2007 tarihinde kesinleştiği, icra takibine ve davaya konu senedin 28.3.2007 tarihinde düzenlendiği, takip borçlusu …’un borçlanma tarihi gözönüne alındığında davacının tasarrufun iptali davasına hakkı bulunmadığı, boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki tarih itibarıyla doğmuş alacaktan dolayı davacının tasarrufun iptalini talepte bulunmaya hakkı olmadığı, ayrıca aciz vesikası da ibraz edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için borcun iptali istenen tasarruftan önce doğması ve borçlunun aciz halinde olduğu gösterir kat’i (İİK 143) veya geçici aciz belgesinin varlığı dava önşartı olup mahkemece res’en araştırılmalıdır.
Somut olayda takip konusu borç 29.3.2007 tarihli şirket hisse devrinden kaynaklanan 28.3.2007 tanzim 1.7.2007 vadeli senede dayalı olup iptali istenen 26.9.2007 tarihli tasarruftan önce doğmuştur. Bu nedenle mahkemenin boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki tarih itibarıyla doğmuş bulunan alacaktan dolayı davacının davalılardan tasarrufun iptalini talepte bulunmaya hakkı olmadığı yönündeki red gerekçesi doğru değildir. Ancak takip dosyasındaki bilgi ve belgelere göre borçlunun aciz halinin ispatlanamadığı borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İK 105) veya kat’i (İİK 143 md.) aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava önşart yokluğundan reddedildiğine göre, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 437/8.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3.bendindeki “2.400.00.-TL” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “575.00.-TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcından mahsubuna 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.