Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19012 E. 2009/15639 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19012
KARAR NO : 2009/15639
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,11.3.2003 tarihinden itibaren malul sayılmasına ve maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle,birikmiş aylıkların anılan tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, … yetmezliği nedeniyle malul olan davacının Kuruma yaptığı başvuru tarihi olan 11.03.2003 tarihinden itibaren malul sayılması,aylık bağlanması ve birikmiş aylıklara anılan tarihten itibaren yasal faiz uygulanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile,davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiği anlaşılmakla 11.03.2003 başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,Kurumun 26.05.2004 tarihli yazısına göre,davacının çalışma gücünün 2/3’ni kaybetmediğinden maluliyetine gerek olmadığının bildirildiği,Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 20.02.2004 tarih ve 15/661 nolu Kararına göre davacının çalışma gücünün 2/3’ni kaybetmediğinden malul sayılamayacağına karar verildiği,itiraz üzerine 3. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 29.12.2006 tarih ve 7001 nolu raporuna göre davacının beden çalışma gücünün 2/3’ni kaybettiğine, aynı Kurulun 28.03.2008 tarih ve 2056 nolu kararına göre ise davacının ilk hemadiyalize başlangıç tarihi olan 18.10.2001 tarihi itibariyle beden çalışma gücünün 2/3’ni kaybettiğine karar verildiği, SSYSK raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkiyi gidermek ve sigortalının çalışma gücü kaybı oranını,işe başlama tarihinde maluliyeti bulunup bulunmadığını ve hangi tarihten itibaren maluliyetinin geçerli olduğunu tesbit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.