Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/487 E. 2023/15760 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/487
KARAR NO : 2023/15760
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Hakaret suçundan sanıklar … ve … haklarında basit yargılama usulü uygulanarak yapılan yargılama sonunda, sanıkların beraatlerine dair … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.09.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/491 Karar sayılı kararına karşı müştekiler vekili tarafından yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.11.2021 tarihli ve 2021/630 değişik iş sayılı kararın kesin olarak verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.11.2022 tarih ve 94660652-105-33-7161-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2013 tarihli ve KYB-2022/148602 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daire’ye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2013 tarihli ve KYB-2022/148602 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” ve aynı Kanun’un 252/3. maddesinde yer alan “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 252/6. maddesinde yer alan “Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.”şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09/05/2022 tarihli ve 2022/4566 esas, 2022/3335 karar sayılı ilâmında “…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme karşısında, müştekinin karara itiraz hakkı bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;… İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, müşteki vekilinin bu karara süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Müşteki vekilinin itirazı üzerine hükmü veren mahkemece dosya itiraz merciine gönderilmiş ise de, kararına itiraz edilen mahkemece öncelikle başvurunun süre ve yetki yönünden değerlendirmesi yapılarak itirazın, süresinde yapılmadığının belirlenmesi halinde dosyanın CMK’nin 252/6 ve 268/2. maddeleri uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi gerekmesine göre karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden;.. BOZULMASINA… ” şeklindeki açıklamalar karşısında, müşteki vekilinin basit yargılama usulü uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen karara itiraz hakkı bulunduğu anlaşılmakla,
Her ne kadar mahkemesince … Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2021 tarihli kararına karşı müştekiler vekili tarafından yapılan itiraz hakkında katılma talebi bulunmadığından bahisle itiraz değerlendirilmek üzere merciine gönderilmiş ise de;
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 07/10/2020 tarihli ve 2019/55241 soruşturma, 2020/9546 Esas, 2020/6664 sayılı iddianamenin, … Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2020/530 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kabul edildiği, anılan Mahkemenin 10/02/2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, davaya katılmayı isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin ihtar olunmasına karar verildiği, müşteki vekilinin de duruşma açılarak sanığın cezalandırılmasına yönelik talep dilekçesini dosyaya sunduğu nazara alındığında,
Somut olayda, hükmü veren Mahkeme tarafından, müşteki vekilinin itiraz hakkı bulunduğu gözetilerek, itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) basit yargılama usulü başlıklı 251 inci maddesinin,
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.
Aynı Kanun’un basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252 nci maddesinde ise;
(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.

(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.”
hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda, Mahkemenin 10.02.2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmeleri, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadıkları, davaya katılmak isteyip istemedikleri hususlarının beyanları ile birlikte Mahkemeye bildirilmesinin şikâyetçiler vekiline 01.03.2021 ve 26.02.2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak şikâyetçiler vekilinin Mahkemeye sunduğu 15.02.2021 tarihli dilekçesinde “Tahkikatın genişletilip sanıklar hakkında açılan davaların duruşma açılarak görülmesini” talep ettiği, bunun üzerine Yerel Mahkemenin 01.11.2021 tarihli değişik iş kararıyla “Müştekiler vekilinin davaya katılma talebi bulunmadığından mahkememiz kararının düzeltilmesine yer olmadığına” şeklinde gerekçeyle dosyanın itiraz merciine gönderilmesine karar verilmişse de, süresi içerisinde genel hükümlere göre yargılama yapılmasını talep eden şikâyetçiler vekilinin katılma iradesini ortaya koyduğu ve itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.11.2021 tarihli ve 2021/630 değişik iş sayılı kararı hukuka aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (b) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.