Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2568 E. 2021/7728 K. 01.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2568 E.  ,  2021/7728 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2568
Karar No : 2021/7728

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …İmalat Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği vergi borçları için asıl borçlu şirket adına …tarih ve …ile …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, …sayılı ödeme emirinin “…Mah. …Sok. No:…D:…” adresine tebliğe çıkarıldığı, 07/10/2015 tarihinde adreste tebligat yapılamadığından merciine iade edildiği, 101 sayılı ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısının sunulmadığı, söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiğine dair evrakların dosyaya sunulmadığı, ilanen tebliğ öncesinde kanunun öngördüğü şekilde bilinen adreslere tebliğe çıkılarak şirkete ulaşılamadığı hususunun usulüne uygun şekilde tespit edilmediği, bu haliyle vergi borcunun asıl borçlu şirket açısından usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, şirket açısından kesinleşmeyen vergi borçlarından dolayı kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 10,11,12,22,23 ve 24. satırlarında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasının dayandığı hukuki ve kanuni nedenler Dairelerince de yerinde görüldüğünden, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, belirtilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin belirtilen satırlar dışında kalan kısımları yönünden de, söz konusu kısımlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin “…Mah. …Sok. No:…D:…” adresine tebliğe çıkarıldığı, adreste tebligat yapılamadığından merciine iade edildiği, ancak bu hususun komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vaz edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit edilmediği, bu haliyle amme alacağının asıl borçlu şirket açısından usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, henüz asıl borçlu şirket açısından kesinleşmeyen amme alacağından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bahse konu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 10,11,12,22,23 ve 24. satırlarında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddine; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 10,11,12,22,23 ve 24. satırları dışında kalan vergi borçlarına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.