YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11029
KARAR NO : 2014/11645
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2014/155-2014/432
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 3.250 Dolar (7.100 TL) kira parasının 01.02.2014 tarihinden itibaren 30.000 TL olarak tespitine ilişkindir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2007 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 14. maddesinden sonra gelen düzenlemeye göre ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri’nin yetkili kılınmıştır. Davacılar tarafından halen ödenmekte olan aylık net 3.250 Dolar ( net 7.100 TL ) kira parasının 01.02.2014 tarihinden itibaren net 30.000 TL olarak tespiti amacıyla Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan işbu davada, mahkemece, sözleşmedeki yetki düzenlemesi nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmedilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nun 17.maddesi hükmü gereğince tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Görüldüğü üzere anılan yasal düzenlemede yetki sözleşmesi konusunda tacirler veya kamu tüzel kişileri ile diğer kişiler birbirinden ayırt edilmiştir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri kendi aralarındaki hukuki ilişkilerde her ikisi de hukuken eşit konumda sayılabilirler. Buna karşılık tacirler veya kamu tüzel kişileri diğer bir gerçek kişiye göre, daha güçlü konumda bulunmaktadır. Bu itibarla daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı korunma gereksinimi ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla 6100 Sayılı HMK’nun 17.maddesi ile tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler arasında yetki sözleşmesi yapılmasına engel olunmak istenmiştir. Ayrıca bu kapsamda tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kimselerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları da kabul edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılınması hüküm ifade etmeyecektir. Dava ise, 6100 Sayılı HMK’nun 6. maddesine göre aynı zamanda kiralananın da bulunduğu davalı şirketin yerleşim yeri mahkemesinde açılmıştır. Burası aynı yasanın 10.maddesi gereği sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de olmaktadır. Dava yetkili mahkemede açılmış olduğundan, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma sebebine göre davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.