YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5615
KARAR NO : 2014/6867
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2014
NUMARASI : 2013/918-2014/91
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Kiralananın mahkeme kararı ile müvekkili adına tescil edildiğini, bu durumun 02.03.2011 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davalının önceki malik ile yaptığı 01.08.2010 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalı hakkında daha önce açılan tahliye davasının süreden reddedildiğini, taşınmazın depo olarak kullanılacağını belirterek ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ihtiyaç iddiasının kanıtlanması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Davalı kiralananda 01.08.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olup, dava konusu taşınmaz Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/175-104 sayılı kararı ile davacı adına 07.09.2010 tarihinde tescil edilmiştir. İhtiyaç iddiasına dayalı olarak davacı tarafından 20.07.2011 tarihinde açılan dava Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1023-1238 sayılı kararı ile süre yönünden reddedilmiş, davacı yine ihtiyaç iddiasına dayalı olarak 15.08.2013 tarihinde işbu davayı açmıştır. Mahkemece “…..dava dilekçesi, ihtarnameler, Kadıköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/175 esas sayılı dosyası, Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1023 esas sayılı dosyasından, davacı tarafında davaya konu taşınmazı ihtiyaç sebebi ile tahliye etmek istediği anlaşılmakla….” şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Anayasa’nın 141.maddesi uyarınca her türlü mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Keza 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun 297/1-c maddesi uyarınca hüküm; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamak zorundadır. Yerel mahkemece kurulan hüküm yeterli gerekçeye sahip olmadığı gibi HMK’nun 297/1-c maddesinde belirtilen ve hükümde bulunması zorunlu olan unsurları da ihtiva etmemektedir. Mahkeme hükmü gerekçe içermediğinden Yargıtay’ca denetim yapma olanağı da bulunmamaktadır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.