Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/25197 E. 2016/3324 K. 29.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25197
KARAR NO : 2016/3324
KARAR TARİHİ : 29.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık …’in temyiz dilekçesi ve dosya içerisindeki mahkeme tarafından bu temyiz dilekçesine istinaden … Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan 09/07/2013 tarihli suç duyurusu yazısı içeriğinden; sanığın halasının oğlu olduğunu belirttiği … isimli şahsın suçu işlediği sırada kendi adını verdiğini, kendisinin duruşmadan haberi olmadığını, gerekçeli kararın mernis adresine tebliği ile davadan haberdar olduğunu, halasının oğlu olan bu şahsın duruşmaya kendisinin yerine katıldığını ve … ismiyle savunma yaptığını, daha önce de bu şahsın işlediği suçlarda adını vermesinden dolayı birden çok dosyada yargılanıp beraat ettiğini, hatta bu önceki dosyalardan birinde Muhammet’in kendisine iftira attığına ilişkin kabulünün bulunduğu dilekçeyi ekte sunduğunu ileri sürmüş olduğunun anlaşılması karşısında, olay yeri görüntüleri, parmak izleri, fotoğraflar ve tutanaklardaki imzaların incelenmesi ile gerçek suç faili araştırılarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Tüm dosya içeriğinden, sanıkların suç tarihinde suç yerindeki market içerisinden 5 adet rakı şişesini çaldıklarının ve oluşan zarar miktarına ilişkin dosyada herhangi bir tespit yahut beyanın bulunmadığının anlaşılmasına göre, zararın giderilmesi için verilen süreden sonra sanık …’ın temyiz dilekçesi ekinde bulunan 17/05/2013 tarihli 4 adet rakıya ilişkin toplam 210,00 TL tutarındaki ödeme fişini ibraz ederek hüküm verilmeden önce zararı karşıladığını ileri sürmesi karşısında, mağdurdan zararın tamamının karşılanıp

karşılanmadığı sorularak zararın tamamının karşılandığının anlaşılması durumunda sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve zararın kısmen karşılandığının anlaşılması durumunda ise 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mağdurun rızasının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.