Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/10640 E. 2023/9872 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10640
KARAR NO : 2023/9872
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/183 E., 2015/533 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, hak yoksunlukları, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’nin ve sanığın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/183 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; iddianame ekli duruşma davetiyesinin kuruma tebliğ edilmediğine, duruşmalardan haberdar edilmeyen kurumun yerel mahkemede görülmekte olan davada katılan sıfatı alamadığına, bu şekilde yapılan yargılamanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında alt sınırdan hapis cezasına karar verilmesi nedeniyle eksik ceza tayin edilmesi ile re’sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi; maddi durumu … olmadığı için kaçak sigara sattığına, ancak eylemin suç olduğunu bilmediğine 2 yıl 6 … hapis cezasının mümkünse para cezasına çevrilmesi nedenleriyle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın işletmekte olduğu büfede kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine kolluk görevlilerince büfeye gidildiği, ihbarın sanığa anlatılması üzerine kendi rızasıyla teslim ettiği toplam 45 paket bandrolsüz sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında, Okudan Pasajında bulunan büfeyi işlettiğini, işleri … gitmeyince bandrolsüz sigara satmaya karar verdiğini, olay tarihinde emniyet görevlilerinin bandrolsüz sigara olup olmadığını sorduklarını, olduğunu söyleyerek kendi rızasıyla bandrolsüz sigaraları görevlilere teslim ettiğini, kaçak sigaraların toplu olarak ticaretini yapmadığını sadece kar amacıyla paket halinde bandrolsüz sigara sattığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 45 paket kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın aşamalarda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmesine göre sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla,
Ancak;
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. Sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve aynı maddenin onuncu fıkrası gereği mahkûmiyetine karar verilmesi sırasında bu hükümlere atıf yapan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkralarının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin 10.03.2015 olduğu,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede;
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest 2015/237 Esas sayılı dosyasında 28.01.2015 suç tarihli olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4. Suç tarihi itibarıyla suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi olduğu, iddianame ekli duruşma davetiyesinin bir örneğinin ilgili Gümrük İdaresine gönderilip duruşmadan haberdar edilmesi gerekirken duruşmalardan haberdar edilmeden Gümrük İdaresinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/183 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.